·160 syf.····Okunma: 10 Ağustos 2022 13:02 Bu kitapta, bende en çok etki yaratan bir alıntıyla başlayacağım.
Alçak ruhlu insanlar, büyük insanların varlığına inanmazlar: Aşağılık köleler, özgürlük sözcüğünü alaycı alaycı gülerler.
Peki biz bu aşağılık insanlardan biri miyiz? Sonuçta insan özünde aşağılanmayı, kralcılığı, sürekli olarak dünyevi bir şeye tapınma eylemini bir türlü bırakamıyor. Buna içgüdüsel demek yanlış bir düşünce! Zira sağlıklı insan içgüdülerinin özünde kendini daha yükseğe çıkarmaya ve içinde bulunduğu koloniyi de en iyisi yapmaya eğilimlidir. Peki biz o zaman neden kendini bir krala şartlayan ona tapan ve onun için her şeyi yapan toplumlara şahit olduk? Bu çok hayvansal bir özellik. Gerçekten insan aklıyla düşündüğünde kralcılığın tamamen mantıksız ve kırıcı olduğunun farkına varırdı. Akıl insana özgü bir durum. Peki bundan bağımsız başka bir soru sormak istiyorum. Neden biz insanlar nereden geldiğimizi bir Tanrıya atfetmeden düşünemiyoruz? Neden savaşlarda bir kahramanın çıkmasını bekliyoruz? Üst insandan bahsediyoruz ve bu insanın bizden üstün olduğunu düşünüp ona taparcasına itaat etmeye başlıyoruz. Bizim aklımız yok mu? Biz de kendimizi bir üst insan yapamaz mıyız? Kendimizi geliştiremeyecek kadar mı evrimleşemedik? Tanrı bizi yarattı diyenler Tanrının bizi insan olarak yarattığını kabul ettiklerinde, yaratılan aklı kullanmayı neden reddediyorlar? Neden dünya üzerinde kralcılık oynanmasına ve onlar için savaşılmasına müsaade ediyoruz. Bugün Ukrayna'da yaşanan savaşta ülkelerden çok o ülkelerdeki para babalarının çıkarları olduğunu biliyoruz. Yine de masum insanların ölmesine şahit olduk. Hiç kimse bir şey yapamadı (yapmadı). Neden PKK gibi terörizm örgütleri ve Feto gibi tarikatlara inanıp kendimize nasıl bu kadar zarar verebiliyoruz? İnsanoğlu özgür yaratıldığı halde neden kendini köleleştirdi? Neden peygamberleri ve din adamlarını Tanrıyla aynı kefeye koyar olduk? İnsanoğlu gün geçtikçe modernleşmiyor aslında; cahilleşiyor. Bunların siz de farkındasınız. Peki siz ne düşünüyorsunuz?