#seldaokudu #eksilen
Gerek konusu, gerek işleyişi ve gerekse anlatımı ile soluksuz okutan bir kitap ile geldim.
Güven ve Selim...
Onlar aynı ağacın meyvesiydiler.
Biri güneş gören diğeri gölgede kalan...
Güven gölgede kalan tarafın meyvesiydi.
Sevgisiz, ilgisiz, dışlanan ve hep cezalar ile büyüyen ve bunun için avukat olan...
Selim güneş gören tarafın meyvesiydi.
El üstünde tutulan, şımartılan ve ailenin gözbebeği olan babasının izinden gidip mühendis olan ama içindeki yazma isteğini yine babasından alıp gün yüzüne çıkarıp yazar olan...
Güven bu cezaları seviyor ve kabulleniyor muydu? Yoksa başka çaresi yok muydu?
Kardeşi Selim'in de yaptıklarını üstlenip oda hapsine, kuru ekmeğe razı gelen Güven ne zaman gerçekleri görecek, ne zaman gerçekler ile yüzleşecekti dersiniz?
Bunun cevabını ben verebilirim kardeşinin son çıkardığı ve direk onu başrol yapan kitabı ile...
Selim, Güven'den sevgiyi, ilgiyi, hayallerini, ailesini, özgüvenini her şeyini çalan küçük kardeşi en son çıkardığı kitap ile de mesleğini elinden alma çabası içine girer.
Geçmişin yükünden kurtulamayan Güven geleceğe bir türlü umut ile bakamaz.
Üstelik bir yandan da tehdit notları alıp bunu kimse ile paylaşmaz.
Selim hayatına devam edip mutlu bir aile ve kariyer kurmuşken Güven geçmişin yükünün ağır bastığı babasından kalan o evde hayatını çürütüyor,adalete hizmet ediyordu.
Kendisi ceza çektiği için de bütün dünya, kötülükler ceza çeksin istiyordu.
Buna dur demek için kardeşi Selim çıkardığı son kitabı üzerine yüzleşmeye gittiğinde ise olanlar olur...
Ahh ne siz sorun ne ben anlatayım...
Okurken sizi sorgulatan, düşündüren ve anlamaya yönelten bir kitaptı.
Sonuna nasıl geldim, nasıl bir son oldu inanın anlamadım.
O kadar hayatın içinden ve bir o kadar da hayata uzak ki...
İşte böyle çelişkide de bırakabiliyor.
Farklı, sıradışı ve aynı zamanda da gerçekçi bir kitap okumak isterseniz bu kitaptan iyisini bulamazsınız.
Listelere eklenmesini şiddetle tavsiye ediyorum.
"Not şiddete karşıyım ama bu şiddet tatlı bir tavsiye içindir. "