Puan vermedi·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Ocak 2022 00:15 Zeynep Tuğçe Karadağ’ı ‘Acile Tek Giden’ ve ‘Beni Nereden Vuralım?’ adlı şiir kitaplarıyla tanıyoruz. Alaybozan’la hepimizin ezberlerini bozan öykülerle karşımıza çıkıyor ve sinematografik bir anlatımla okuru sarsıyor.
Kendine özgü dili ve sıradışı kurgusu ile uzun süre dimağımızdan silinmeyecek metinler bunlar. Kimi öykülerde adaletin tecellisine tebessüm ediyor, kiminde kendini eksik ya da bir parça yalnız hisseden bir karakterin gözleriyle bakıyorsunuz topluma. Duyu organlarınızın tamamını kullanacağınız bir öyküden, eşyaların da bir ruhu olduğunu anlatan öyküye geçmek tıpkı edebiyatın hazzını her zerrenizde hissetmek gibi.
“Yatak odandaki gardırobun sol kapağını açtın, uzun uzadıya boşlukta sallanan askılara baktın, onlara dokundun, eskiden orada duran kıyafetleri anımsamaya çalıştın. Gözünün önüne yavruağzı, şal desenli bir gömlek geldi, âdemelman kalkıp indi, bileğin karıncalandı. Elindeki fotoğrafa diktin bakışlarını, otuz yaşına. Onu ters çevirip dolaba kaldırdın. Yüzünü kaplayan örümcek ağıydı yaşam. Yalnızlığın yaratık gibi büyüdü yanında.”