Puan vermedi·80 syf.··
2022 44. kitabı
Can Yayınları kampanyasından aldığım kitabı okudum. Adı ilgimi çekti, çok tanıdık gelmişti ama hatırlayamamıştım. Kitabı okuyunca nereden hatırladığımı buldum. Albert Nobbs, her yerde karşılaştığımız ve ânında unuttuğumuz insanlardan biri. Dublin’in lüks otellerinden birinde yıllardır garsonluk yaparak gözlerden uzak, sade bir yaşam süren bu orta yaşlı adamın bir sırrı vardır – aslında bir kadındır. Bir gece sırrının ortaya çıkmasıyla Albert bir yandan inşa ettiği benliği korumaya çalışır, öte yandan arzularının peşinden gitmeye karar verir. George Moore’un 1918 tarihli öyküsü, cinsellik ve kimlik gibi konuları zamanının ötesinde bir içtenlikle tartışıyor. (Tanıtım yazısı) İlk cümle düşündürücü; “Albert Nobbs, her yerde karşılaştığımız ve ânında unuttuğumuz insanlardan biri.” Neden bu insanlara dikkat etmiyoruz, önemsemiyoruz? Sait Faik öykülerinin de en önemli özelliği bu değil mi? Önemsiz insan ( garson, balıkçı, boyacı vb.) ve şeyleri (semaver, mangal, iskemle, karpuz sergisi vb.) yazması. Aslında en ilgi çekici hikayeler bu önemsemediğimiz insanların yaşamından çıkıyor. George Moore 100 yüz yıl önce bu öyküsünde, cinsellik ve kimlik gibi konuları zamanının ötesinde bir içtenlikle tartışmış. Zamanın ötesinde çünkü geçen zaman bu kimlik ve cinsellik konularını çözemedi. Bu gidişle de çözülmeleri zor gözüküyor. Nobbs, yaşamını Page’e anlatırken bir yerde Page durumu; “Ne erkek, ne kadın, yalnızca bir hiç.” Olarak özetliyor. Bence bu sorunları çözmek için karşımızdakine bu cümlenin sonunu değiştirerek bakmamız lazım; “ Ne erkek, ne kadın, yalnızca insan.” Nobbs’un öyküsünü okurken arka planda otel çalışanlarının arasındaki dedikodu kazanını, birbirlerinin ayaklarını kaydırmak için çalışmalarını, bahşiş koparma çabalarını; arka sokaklardaki hayat kadınlarının mücadelelerini, yazılmamış kurallarını okuyoruz. Kitap, 1977’de Fransız yazar Simone Benmussa tarafından “The Singular Life of Albert Nobbs” adıyla Paris'teki Théâtre d'Orsay'de oyun olarak sahnelenmiş. 1978’de Londra’da, 1982’de New York’ta sahnelenen oyunun Manhattan’da ki oyunda Nobbs rolünü oynayan Glenn Close En İyi Kadın Oyuncu dalında Obie Ödülü kazandı. 2011 yılındaysa Rodrigo García yönetmenliğinde sinemaya uyarlandı. Nobbs rolünü gene Glenn Close canlandırıyordu. Film Akademi, SAG ve Altın Küre’ye aday oldu. Ben de filmi izlemiştim, uyarlama olduğunu bilmeden sadece Close için. Böylece ismi ‘Albert Nobbs’ nereden hatırladığımı bulmuş oldum, tabii ki filmden… Durum böyle olunca tüm kitap boyunca Glenn Close’un yüzü gözümün önünden gitmedi. Üstelik filmin tamamını seyredip seyretmediğimi hatırlamıyorum. Sadece belli başlı sahneler aklımda. Kitabı okuduğuma göre filmi uyarlama olduğu bilinciyle tekrar seyredebilirim. Merak ve keyifle okuyacağınız hatta birkaç saatte bitirebileceğiniz bir kitap. Okurken Nobbs’a çoğu zaman hak verseniz de kızacağınız, uyarmak isteyeceğiniz bölümlerde var. Kitap kısa da olsa düşündürücü, etkileyici bir öykü.
Albert NobbsGeorge Moore · Can Yayınları · 2021136 okunma
·
117 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.