Albert Nobbs

George Moore
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
80
Basım Tarihi:
Eylül 2021
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750752629
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
İrlanda rüzgarlarından doğup Avrupa'nın kollarında büyüyen, dönemin önde gelen Fransız ressam ve yazarları ile kurduğu dostluklar ile çok yönlü bir sanatçıya dönüşen George Moore; 1888 tarihli Confessions of a Young Man başlıklı otobiyografisinde kendini "cinsiyeti konusunda tereddütlü neşe dolu bir oğlan" olarak tanımlar. Viktoryen toplumsal normların ortasına bıraktığı bu devrinin çok ötesinde cesur kıvılcım, kitabının "ilginç ama mide bulandırıcı" olarak yorumlanması sebep olur. Moore'un cinsel yönelim ve cinsiyetin doğasına dair söylemleri olarak bu "tohum", 1927 tarihli Celibate Lives kitabında yer alan uzun öyküsü Albert Nobbs'ta düşünsel bir "fidan"a dönüşür. Moore, Morrison's Oteli'nin çalışkan, sevilen ve "aslında kadın" olup "erkek gibi" giyinen garsonu Albert Nobbs'un hikâyesini anlatır bize. Albert Nobbs'un öyküsü, normatif ve performatif üzerine bir düşünme, yapay ve yaratılmış cinsiyet doğası hakkında bir sesleniştir özünde. Bu "cross-dressing" temelli cinsel "karmaşa" hikâyesini neredeyse bir asır sonra bile bu kadar canlı tutan ise onun meseleye ideolojik, psikanalitik ya da geniş anlamda didaktik bir yaklaşımdan alabildiğine uzak sofistike bir empati zemininde filizlenmesidir. Moore, cinsiyetin akışkanlığını fetişize etmeyen yaklaşımını, sağlam hikâye anlatıcılığının desteğiyle güçlendirip "dokunulabilen" bir insana, Albert Nobbs'a, hayat vermektedir. İnce bir mizah ile çizilen ana hatların ortasını onarılamaz bir melankoli ile boyayan Moore okuruna gerçek bir karakter, katı olandan fersah ferah uzakta var olan talihsiz bir ruh sunmaktadır. "Ne erkek, ne kadın, yalnızca bir hiç" olan bu yalnızlık temsiliyeti, sözcüklerden ve tanımlardan köşe bucak kaçar. Moore, yalnızca Albert Nobbs'uyla kalmaz, "bir kadınla evlenip onunla mutlu yaşayan, cinlere
Edebiyat
Albert NobbsGeorge Moore · Can Yayınları · 2021136 okunma
7/10
·80 syf.··
2023 12. kitabı
Sadece yaptığı iş ile bilenen ve dikkat çekmeyen bir karakter Albert Nobbs. Arka kapakta onun için "her yerde karşılaştığımız ve anında unuttuğumuz insanlardan biri." cümlesi kuruluyor. Sıradan denilebilecek bir garson olan Albert Nobbs'un bir sırrı vardır: Aslında para kazanmak için garsonluk yapan bir kadındır. Erkek kıyafetleri içerisinde kendi cinsiyetini de saklar. Bilindik geçen hayatında bir gece Hubert Page'ın en gizli sırrını öğrenip ona bir yol göstermesi ile Albert'ın hayatı da farklı bir yöne doğru ilerleyecektir. Hep aynı şeyleri yaptığı yaşamına bambaşka bir düşünce tohumu ekilmiştir. Ve artık yaşamının eskisi gibi olmayacağının farkındadır. "O sözcükler sadece dudaklarda kalır, oysa sevgi yürekten fışkırır ve önemli olan da sevgidir." Kitabın yazıldığı döneme bakıldığında cinsiyet konularının konuşulmasının düşünülemediği bir zaman. George Moore ise bu tabuları yıkarak cinsiyet ve kimlik kavramını Albert Nobbs üzerinden okuyucuya aktarıyor. Benim yapabileceğim bir eleştiri Albert'in düşüncelerini daha derinlemesine okumamız gerektiği olurdu. Sayfa sayısı daha fazla olabilirdi. Bir anda okunup biten ancak kimlik ve cinsiyet çatışmasını düşündüren bir eser. Bu bir anda okunmasını da yazıldığı dönem olan 1918 yılına bağlıyorum. Albert Nobbs'un yeni hayallerinin peşinden giderken çalıştığı oteldeki kişilerin onun hakkındaki düşüncelerine de rastlayacaksınız bu kitapta. Bir insanın değişimini veya yaptığı bir şeyin başka kişiler tarafından nasıl yorumlandığını eleştirel bir bakış ile okumanızı isterim. Bir insanın sevgiye ihtiyacı, fark edilme ve bir birey olarak yaşama isteğini Albert Nobbs'un öyküsü ile fark edeceksiniz. Kadın veya erkek olmaktan ziyade bir birey olmanın özlemini kısa ama etkileyeci bu eserde göreceksiniz. Türü sevenlerin bu kitabı
Albert NobbsGeorge Moore · Can Yayınları · 2021136 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2022 44. kitabı
Can Yayınları kampanyasından aldığım kitabı okudum. Adı ilgimi çekti, çok tanıdık gelmişti ama hatırlayamamıştım. Kitabı okuyunca nereden hatırladığımı buldum. Albert Nobbs, her yerde karşılaştığımız ve ânında unuttuğumuz insanlardan biri. Dublin’in lüks otellerinden birinde yıllardır garsonluk yaparak gözlerden uzak, sade bir yaşam süren bu orta yaşlı adamın bir sırrı vardır – aslında bir kadındır. Bir gece sırrının ortaya çıkmasıyla Albert bir yandan inşa ettiği benliği korumaya çalışır, öte yandan arzularının peşinden gitmeye karar verir. George Moore’un 1918 tarihli öyküsü, cinsellik ve kimlik gibi konuları zamanının ötesinde bir içtenlikle tartışıyor. (Tanıtım yazısı) İlk cümle düşündürücü; “Albert Nobbs, her yerde karşılaştığımız ve ânında unuttuğumuz insanlardan biri.” Neden bu insanlara dikkat etmiyoruz, önemsemiyoruz? Sait Faik öykülerinin de en önemli özelliği bu değil mi? Önemsiz insan ( garson, balıkçı, boyacı vb.) ve şeyleri (semaver, mangal, iskemle, karpuz sergisi vb.) yazması. Aslında en ilgi çekici hikayeler bu önemsemediğimiz insanların yaşamından çıkıyor. George Moore 100 yüz yıl önce bu öyküsünde, cinsellik ve kimlik gibi konuları zamanının ötesinde bir içtenlikle tartışmış. Zamanın ötesinde çünkü geçen zaman bu kimlik ve cinsellik konularını çözemedi. Bu gidişle de çözülmeleri zor gözüküyor. Nobbs, yaşamını Page’e anlatırken bir yerde Page durumu; “Ne erkek, ne kadın, yalnızca bir hiç.” Olarak özetliyor. Bence bu sorunları çözmek için karşımızdakine bu cümlenin sonunu değiştirerek bakmamız lazım; “ Ne erkek, ne kadın, yalnızca insan.” Nobbs’un öyküsünü okurken arka planda otel çalışanlarının arasındaki dedikodu kazanını, birbirlerinin ayaklarını kaydırmak için çalışmalarını, bahşiş koparma çabalarını; arka sokaklardaki
Albert NobbsGeorge Moore · Can Yayınları · 2021136 okunma

Yazar Hakkında

George MooreYazar · 1 kitap
İlk gençliğinde ressam olmak istediği için 1870’lerde Paris’te resim eğitimi aldı, başta Édouard Manet olmak üzere o dönemin önde gelen Fransız ressamları ve yazarlarıyla dost oldu. Natüralist bir yazar olan Moore, G. Flaubert ve H. Balzac gibi Fransız realist sanatçılarının öğretilerini özümseyen, özellikle de Émile Zola’nın yapıtlarından etkilenen ilk İngiliz yazarlarının arasındadır. Eleştirmenler kendisinin de James Joyce üzerinde etkili olduğunu belirtirler. Moore’un yapıtları İrlanda ve İngiliz edebiyatının genel çizgisi dışında kalsa da, ilk büyük modern İrlandalı romancı olarak kabul edilir. Kelt Uyanışı ya da İrlanda Edebiyatının Rönesans'ı olarak adlandırılan akımın önemli bir temsilcisidir. Hail and Farewell (Merhaba ve Elveda), The Untilled Field (Sürülmemiş Toprak), Esther Waters, Evelyn Innes, Sister Teresa (Rahibe Teresa), A Modern Lover (Modern Bir Âşık), Reminiscences of the Impressionist Painters (İzlenimci Ressamların Anıları), The Brook Kerith (Kerith Deresi), Confessions of a Young Man (Bir Gencin İtirafları – otobiyografi), A Mummer’s Wife (Maskeli Aktörün Karısı), The Lake (Göl) önemli yapıtları arasında yer alır.