·264 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2022 19:27 Metaforlarla dolu şiirsel bir anlatım. Olay temelli metinler okumayı sevenlere kesinlikle tavsiye etmem. Üslubu önemseyen ve edebi metinlerden hoşlanan herkes mutlaka okumalı. Woolf'un eseri kaleme alırken de temel amacı "bir olay örgüsüne değil, bir ritme uymak."
Yazar, her bölümün başında yer alan italik harflerle yazılmış kısımlarda hayatın başlangıcından bitişine doğru yaşanan akışı güneş başta olmak üzere doğada yer alan varlıkların tasviriyle yansıtıyor. İnsan hayatındaki döngüsellik doğa üzerinden betimleniyor. Bu betimlemeler sadece bu giriş bölümleriyle sınırlı değil elbette. Okul yıllarının anlatıldığı ilk sayfalarda ışık ve uykudan bahsedilirken nesneler sertliklerini kaybedip akışkanlaşıyor. Okul kurallarının ve ayinlerin yer aldığı kısımlardaysa nesneler katılıklarıyla dikkat çekiyor.
Roman altı kahramanın iç seslerinden, monologlarından oluşuyor. Bu monologlarda da sık sık gerek doğanın gerek insanların izlenimsel biçimde betimlendiğine şahit oluyoruz. Kahramanlar öz farkındalıkları yüksek, kendilerini ve dünyayı anlamlandırmaya çalışan bireyler. Birbirlerinden farklı özellikleri olsa da başta arkadaşları Percival'ın ölümü romanın sonundaysa kendi ölümlerine yaklaşmış olmaları kısaca ölüm gerçeğiyle karşılaşmaları tüm farklılıkları önemsizleştiriyor. Arkadaşları Percival'ın öldüğü sırada kahramanlardan biri olan Bernard'ın bebeğinin olması hayatın döngüselliği ve ironisine çok güzel bir vurgu.
Yaşamın akışının dalgalarla sembolize edilmesi hayatın ve romanın ritmi açısından çokça düşündürücü. İniş çıkışlarla dolu hayatın dalgaların arasında batıp çıkmakla özdeşleştirilmesi benim açımdan büyüleyiciydi. Bu batıp çıkma durumunu Virginia'dan daha iyi kimse anlatamazdı belki de. Bipolar bozukluğu olması ve hayatı boyunca savaştığı depresyon düşünüldüğünde kullandığı metafor daha etkileyici bir hal alıyor. Ne yazık ki son dalgayla mücadelesi bir ırmakta ölümüyle son buldu.
"Kendimi sana doğru savuracağım, yenilmeksin ve boyun eğmeden, ey ölüm!"