·256 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ağustos 2022 20:46 "Eğer başkalarının gözünde bugüne dek olduğuma inandığım kişi değilsem, kimdim ben?”
Kitabımızın ana karakteri (aynı zamanda anlatıcımızdır), babasından miras kalan bankanın kayda değer bir hissedarı olup, ekonomik açıdan refah bir hayat süren, tembel Vitangelo Moscarda'dır (eşi için Genge).
Bu anti kahramanımız hikayeyi anlatmaya, mizahi ve hicivli bir dille monolog şeklinde başlar. Eşi Dida’nın o sabah kendisine burnunun biraz sağa doğru yamuk olduğunu söylemesi üzerine bu oldukça önemsiz gibi görünen tespit, kahramanımızın dengesinin bozulmasına, karısının ve etrafındaki insanların bakış açılarından kendisinin tamamen farklı bir imaja sahip olduğunu görmesiyle birlikte Moscardo kimliğini sorgulamaya başlar.
Moscarda nın ilk başlardaki gülünç ve aşırı tepkisini, hicivli dilini gülümseyerek okurken sonraki bölümlerde kitabın karmaşıklaşarak daha felsefi ve çoklu kimlik kavramına dayalı bir anlatıma evrildiğini görerek, analiz yaparak, yavaş ve sindirerek okumak gerektiğini anlamaya başlıyoruz.
Kitapta kahramanımızın görece deliliğine varan kişisel kimlik ve gerçeklik sorgulamalarını, toplum tarafından dayatılan maskelerden kurtulma çabasını, okurken bunun yanında, doğanın enerjisi, şehrin karmaşası ve yapaylığı insanlığın bir yandan doğayı taklit etmeye çalışması bir yandan da katletmesini, evrensel ve zamansız bir dille okuyoruz.
Yazarın doğrudan sanki bizimle konuşuyormuş gibi anlatımını oldukça keyifli buldum ve bu anlatım bize akıcı bir okuma sunmuş.
Bu 20. Yüzyılın klasiklerinden biri olarak kabul edilen, uzun süredir kitaplığımda bekleyen felsefi metni harika bir toplantıda dostlarla okunmak, tartışmak iyi ki zamanını beklemiş dediğim bir kitap oldu severek okudum. Tavsiyemdir.
“… Hatta dikkat edin derim, eğer kendi kendinize verdiğiniz kendi gerçekliğinize sıkı sıkıya tutunmazsanız, onların size yakıştırmış olduğu gerçekliğin sizin doğru gerçekliğiniz olduğuna dahi inandırabilirler sizi."