Puan vermedi·464 syf.····Okunma: 18 Ağustos 2022 16:13 Öncelikle kitap tarihi bir alt yapıya sahip.Fransız Devrimini ve bununla birlikte toplumda yaşanan olayları, muhteşem bir şekilde anlatıyor.
Yolculuktan yolculuğa geçtiğimiz bu kitap adını da aldığı Londra ve Paris şehirlerinde geçiyor.Dickens kitap boyunca duyguları güzelce işlemiş.Acı, aşk, çaresizlik, fedakarlık, açlık, özgürlük... Tüm bu duygular eşliğinde okuyucu devrimin farklı bir yönünü görüyor.Durum o kadar vahimdir ki sabah işe giden insanlar nasıl ki bizlere sıradan ve normal geliyorsa giyotin sehpasında hayatlarına son verilen insanlar da o kadar normal karşılanıyor.Kesilen her bir kelle seyirciler tarafından zevkle karşılanıyor.Kitabın sonlarında karakterin de dediği gibi "Benim öldürülmem, umarım başkalarının hayatlarını değiştirir ve uzunca yaşayabilirler."
Kitapta beni en çok etkileyen sahnelerden biri insanların yere dökülen şarapları yalamalarıydı.Açlık o kadar derin ki insanlar çimleri yemek zorunda kalıyorlar...
Kesinlikle okunması gerekiyor.