9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2017 2. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2017 17:37
Demir Ökçe, kapitalizm ve proletarya çekişmesinin, bir Devrimci eşi gözünden aktarıldığı sağlam bir roman. Jack London’ın hayatını okuduğunuzda nelerden, nasıl etkilendiğinin az çok ayırdına varabiliyorsunuz, hayatıyla paralellik taşır. İşçi sınıfının bir üyesi olarak çalışan ve ökçenin ağırlığını hisseden bir kişiden bu derece etkileyici bir roman çıkması kaçınılmaz. İşçi sınıfının toplumdakini yerini ve mücadelesini anlatırken oligarşinin, kapitalizmin tüm barbarlığını gözler önüne serer. Oluşturduğu karakter hayalini kurduğu, olmasını düşlediği düzenin bir kahramanı, Ernest. Son derece güçlü bir karakter olmasının yanında düzen yardakçılarını düşünceleriyle ve sözleriyle ezen dominant, saldırgan bir kişidir. Diyalogları ve karşı karakterlerin düştükleri durumları okudukça insanda ayrı bir hayranlık ve sempati uyandırıyor. ‘Bizim evin salonunda dolaşmasını bir boğanın bir porselen mağazasındaki sakıngan yürüyüşüne benzetiyordum’’ Karşı karakterlerden bazıları da din adamlarıdır. Kapitalist bir düzenin dişlisi olan kilisenin ikiyüzlülüğünü ve paraya tamah edişini sert bir şekilde eleştirir ve bu insana çok tanıdık gelir. Din alimleri ağızlarından israfı düşürmezlerken milyon liralık eğlence paketli arabalarda seyir halindedirler. Sözümona zinanın baş düşmanı kesilirlerken, çocuk yaşta evliliklere, çocuk istismarlarına ses çıkarmazlar. Bilgiyi savunurlerken sahip oldukları kurum bütçesi, Sağlığın ve Kültür’ün 3 katıdır. İkiyüzlülük inançlarının harcı olmuştur. Roman metafizik ile bilimin çarpışmasına sahne olur. Bir yandan maddenin arkasındaki öze, öznel düşüncelerle yorumlar yapılırken bir yandan fiziğin ve matematiğin su götürmez gerçekliğinde doğa yorumlanır. Peki hangisine daha yakın hisseder insan kendini? İnsanın boğazına yumruyu oturtan bir konu da kitapta tüm gerçekliğiyle işlenen iş kazalarıdır. Hikaye iç burkar. Memleketimin insanın makina tutsaklığını hatırlatır. Altında ise kapitalizmin aç gözlülüğü yatar. Dünyada üçüncüyüz, Avrupa’da ise birinciyiz iş kazalarında. Sırf patronlar daha iyi villalarda oturmak için iş yerindeki iş güvenliği önlemlerini minimum düzeyde tutar ya da hiç tutmaz. Sırf Versace’den alışveriş yapsın diye çalışanların eğitimlerini aksatır. Sırf gün aşırı boğaza karşı yemek yesin diye işçilerin maaşlerını elden verir sigortaları az yatsın diye. Sırf Porsche Cayenne’ye binsin diye avukat ordusu tutar tazminat vermemek için. Kapitalizm doyumsuzluğunun zirvesini yaşarız memlekette. Kaza olur ve biri fıtrat der geçer gideriz. ‘’Bütün toplumun kanla beslendiğini öğrenmek bana olanaksız korkunç birşey olarak görünüyordu.Ama Jackson aklımdan çıkmıyordu. Daha çok kar elde edebilmek için ona etinin bedeli ödenmemişti. Bu kar paylarından alan ve gelirlerlerini arttırmak için Jackson’un kanından yararlanan refah içinde yüzen yirmi kadar aile tanıyordum. Ama toplum, bu bir tek insanın başına gelen korkunç olayla hiç ilgilenmeden yoluna devam ederse, ilerde birçoklarının aynı gaddarlığa uğramayacağını kim iddia edebilir?’’ Kitapta basın ayrı bir yer tutar. Bu dişliler içerisinde belki de en etkilisi olarak göze çarpar.Romanda bu öyle güzel işlenir ki günümüzde yaşadıklarımızla hemen bağlantı kurarsınız. Kurulu düzeni tehdit edecek herhangi birşey basında yer almaz. Karl Marx’ın Artık Değer Tahliline göz kırpar London. Sırf bu bilgi ile bile ufkunu genişletir insanın çünkü öncesinde duymamıştım. Kapitalist düzende değerin yaratılış şeklini, nasıl bölüşüldüğünü ve sömürünün nasıl gerçekleştiğini yalın bir dille, basit matematiksel hesaplarla anlatır. Ayrıca oligarşini, kapitalist düzenin; hayatta kalabilmek, varlığını sürdürebilmek için oynadığı oyunlarla ve uyguladığı yöntemlerle daha alt sınıfları baskı altına alması ve istediğini yaptırabilmesi ile Sosyal Evrim’e atıf yapar. Kitap birçok değerli bilgi yardımıyla kapitalist düzen eleştirisi yaparak dünya gerçeklerini anlatsa da oligarşiler ve sosyalistlerin çatışmasına geçtiğinde daha çok distopik bir havaya bürünerek biraz şaşırttı açıkçası. Casus hikayeleri ve şehir çatışmaları son derece abartılıydı. Belki de zihin dünyasında bu mücadelenin tarafları arasındaki güç dengesizliğini ve gaddarlık seviyesini ancak bu şekilde açıklayabilirdi. Noktamaladan ayrıca belirtmeliyim ki okuduğunuz romanın yayınevinin önemini gerçekten anladım. Ucuz etin yahnisi olmazmış, ciddi hatalarla, devrik cümlelerle dolu bir kitaptı. Siz siz olun, bu kitabı kötü bir yayın evinden okuyarak heba etmeyin. Çünkü o derece değerli bir kitaptır.
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.