Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 18 Ağustos 2022 00:47 Kitap şimdiden başlayıp baş karakter Tanabay’ın geçmiş anılarını hatırlamasıyla devam ediyor. Tanabay eski bir asker. Yakın arkadaşı Çora’nın isteğiyle at çiftliğine çoban oluyor ve orada Gülsarı ile tanışıyor. Gülsarı farklı bir at dizginlenemeyen durdurulamayan genç ve dinamik bir at. Bana göre atlar genel olarak çok özel hayvanlar. Bakışları bile çok şey anlatır gibi insana.
Tanabay’ın Gülsarı’yla maceraları daha sonra gülsarıyı kaybetmesi yaşadığı çöküntü, aynı zamanda gülsarının yeni sahibinden çektikleri kaçıp acılarla Tanabay’ı yılkıyı bulması özellikle kısırlaştırılırken ki halleri beni çok duygulandırdı.
Tanabay yılkıyı bırakıp koyun çobanlığı yapmaya başladıktan sonra kuzulamanın kış bitmeden başlaması ve onlarca hayvanın telef olmasıyla kendisinin ve ailesinin yaşadığı sıkıntılar içler acısıydı. Yani kısacası genel olarak kitap duygu yüklüydü. Bazı kültürel terimler okumada ya da kelimeleri anlamada zorluk çıkarsa da Google amca sağolsun. Kitabın genel havasını sevdim. Son anlarında yaşadıkları beni çok üzdü. Açıkçası bana göre Tanabay da aslında bir Gülsarı. İkisinin karakterini birbirine çok benzettim. Belki de bu yüzden birbirlerine bağlıydılar ayrı kalsalarda kopamadılar. Bu benim yazardan okuduğum ilk kitap ve elbette son olmayacak.