Beni seride en çok içine çeken kitap Işıltı oldu. Hâlâ daha aynı şeyler ısıtılıp ısıtılıp öne sürülüyor olsa da Gaby'nin geçmişi hakkında birkaç bilgi edinişi ve Jude'un kitaba dahil olması birçok yönden daha iyi olduğunu düşünüyorum. Jude olaylara dahil olduğundan beri olay akışının bir tık iyileştiğini düşünüyorum. Ama yine de mana veremediğim yerler var.
Jude, Gaby'e göre daha soğuk kanlı ve akıllı bir karakter gibi gözükmesine rağmen söylenen şeylere bu kadar kolay adapte olup sanki daha düne kadar yarı meleklerden biri olduğunu biliyormuş gibi oldukça rahattı. Elbette iç güdü falan olayları var ama duyduğu ve gördüğü şeylere çok kolay adapte oldu, bu belki de öldüğünü sandığı kız kardeşinin yanında olması ve ona koşulsuz inanma durumuyla ilgili olabilir ama olaylara bu kadar çabuk adapte olması garip geldi.
Gaby bazı kısımlarda çok gereksiz davranıyordu, salak saçma kararlar veriyordu. Güvensiz olduğunu bilerek bir şeyi öne sürmesi bana oldukça aptalca geldi. Bu davranışları önceki kitaplarda da mevcuttu, özellikle Sis kitabında kardeşinin yeni Gaby'den hoşlanmayacağını düşünmesi kadar saçmaydı.
Bu kitapta favori karakterim Micah oldu. Gaby ile aralarında bağ nedense çok hoşuna gitti. Çok bir ayrıntı elbette yoktu ama o kısa konuşmaları bile benim çok hoşuma gitti.
Bir de aklıma takılan zaman kavramı var. Her şey neredeyse hatırladığım kadarıyla on bir gün içinde gerçekleşip yaşanıyor olması biraz garip geldi. Bana göre sanki aylar geçmiş gibi zaman geçiyordu.
Önceki kitapta Gaby'nin kardeşini bulmasını bile birkaç saatini aldı ve bu kitapta Rafa'yı gün içinde kurtarıp geri geldiler. O kadar olaylar, kavgalar oluyor ve hiçbir şekilde sindirilme gereği duyulmadan bütün hızla her şeye devam mı ediyorlardı? Bu kadar olayın on bir gün içinde gerçekleşmiş olması pek mantığıma uymuyor doğrusu.
Sonuçta Gaby yarı melek olduğunu öğrendi, Tapınak'ta esir kaldı, iblisler ile savaştı. Kardeşini buldu, ki kardeşini aramadan önce yine ufak tefek olaylar yaşandı. Sonra yine iblisler ile savaşıldı falan filan...
Bence olayların bu kadar kısa sürede gerçekleşmesi mantıklı değildi.
Bazı sırların hâlâ daha bilinmemesinin suyu çıktı artık. Geçmişindeki her bir insanın ağızdan "geçmişi hatırlasaydın böyle yapmazdım" gibilerinden sözler çıkıp duruyordu ve Rafa ile Gaby arasında yaşanan durumu bir türlü öğrenmemiş olmamız bile sinir bozucu olmaya başladı. Okuyucuyu heyecanda ve merakta bırakmak ile sıkmak arasındaki çizgiyi yazar çok fena yanlış anlamış durumda olduğunu düşünüyorum.
Bu kitabın sonunu elbette tahmin etmiştim. Bana göre tahmin edilirdi. Yani sonuçta serinin üçüncü kitabı olduğunu bildiğimden artık sırların yavaş yavaş çıkacağını düşünüyordum. Bana göre yazar dediğim gibi son kısma bütün marifetlerini göstermeyi seviyor. Serinin son kitabında muhtemelen bütün sırlar ortaya dökülmüş olacak.
Okumayı düşünenlere keyifli okumalar dilerim.