·279 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Ağustos 2022 23:41 1987 yılında yazılmasına rağmen hala güncelliğini koruyan, günümüz toplumunun totoliter düzenini anlatan sosyolojik, felsefik bir eser.
O yıllara göre çok daha fazlası var günümüzde. Örneğin, neredeyse yediğimizden içtiğimize, izlediklerimizden giyindiklerimize kadar hayatın her alanında seçimler yapıyoruz. Seçimlerimiz gerçekten kendi istediklerimiz mi yoksa düzenin bizi istediğine yönlendirmesi mi?
Bilinçaltımıza işlenen o kadar çok gerekli gereksiz bilgi bombardımanı var ki bunlar arasından seçimler yapıyoruz(çoğunlukla seçmek zorunda bırakılıyoruz). Çünkü düzene uymamız gerektiği söyleniyor. Düzeni kabul etmediğindeyse toplumdan dışlanıyor ve yalnızlaşıyorsun. Günümüzde birisi "sen instagram kullanıyor musun?" diye bir arkadaşına sorsa, o da "yok kullanmıyorum" diye cevap verse, karşısındaki şaşırıyor. İnstagram kullanmayana deli gözüyle bakılıyor. Sürekli tüketiyoruz, tüketmemiz isteniyor. Farkına varmadan, bilinçsizce bir tüketim. Sunulanı kabul et, popüler olanın peşinden git. Neden? Çünkü "toplumdan uzaklaşmayasın" diyorlar. Düzen bizi öyle tek tipleştirmeye çalışıyor ki... Bu düzene direnmek imkansıza yakın ve düzene tam manasıyla uymakta tam bir köleliğe çıkıyor. Dengeyi tutturabilmemiz ve daha çok farkındalığımızı arttırmamız gerekiyor. İyi okumalar.
Totaliter: demokratik hakların ve özgürlüklerin tümüyle baskı altında tutulduğu, siyasal erkin bir elde toplandığı, teröre, baskıya ve zulme dayalı (yönetim).