Kitap bir çok anlam kargaşası yaşadığımız kavramlar üzerine, deneme türünde yazılmıştır.
Uzaklığın ve yakınlığın salt mekansal kavramlar değil nisbî olduğunu kısa kısa yazılarla gerçekçi bir dille anlatmış.
İnsanın varoluş sancısını, mutlak var olanı bulma ve bağ kurma şekillerini konu almış.
Günümüz yaşam şeklinde Allah'ı bir 'İhtiyac Tanrısı' olarak görme, ilkesiz yaşama isteği, kadın erkek arasındaki mesafesiz tutumlar gibi insana anlık haz verip devamında sürekli endişe elem ve keder getirir. Allah adına yaşamanın garipsenip şükretmenin hor görülüp, kendi adına yaşamanın revaç bulduğu bu zamanlarda sanki yazar derdimle dertlenmiş gibi hissettim.
Kahkaha şeklinde gülmek, çocuğa kâinatı anlatmak, gizli yaşam gibi konuları insan psikolojisine bakan yönünü dikkate alarak akıcı bir dille yazılmış.
Ayetler üzerinden vermiş olduğu derin örneklemeler ile narsisizmin ne kadar içinin boş olduğunu bununla birlikte Allah Celle'nin belirlediği kavramların mutlak gerekliliğini fark ediyor ve başa gelen her imtihanda bu bilinç ile hareket edilmesi gerektiği gayretini vurguluyor.
Ayrıca kitabın bir bölümünde Said Nursî'nin gençlik yılları üzerinden örneklerle insan tahliline yer vermiş.
İnsan için arzuların tatmini yaşam biçimi olmuşsa, ilkesizlik, kendisine dokunulmadığı sürece var olur.
Mustafa Ulusoy