4/10
·464 syf.··
2022 65. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2022 02:26
Bu kitabı seveceğimden o kadar emindim ki üst üste kötü kitaplar okuduğum zor zamanlar için saklıyordum. Çünkü Mariana Zapata, Lukov'dan Sevgiler kitabıyla gönlümde taht kurmuştu ve kendisinden beklentim yüksekti. Ama beklentiler bazen üzüyor ne yazık ki. Kitabın başları Ruby ile Aaron arasındaki e-postalardan oluşuyordu. Bu olay ilgimi çekti fakat bir yandan da başımı ağrıttı zira birbirlerini tanımak adına birçok soru sordukları ve bu sorulara karışık olarak cevap verdikleri için sürekli konudan konuya atladılar. Öyle ki çoğu zaman hangi soruya cevap verdiklerini bile hatırlayamadığım oldu. Geri dönüp kontrol edeyim dedim ama bu daha da yorucu olunca (çünkü bu e-posta işi 118 boyunca devam etti) vazgeçtim. Neyse ki bir noktadan sonra mesajlaşmaya başladılar da rahatladım. İkilinin yavaş yavaş birbirini tanımasını, yaptıkları şakaları, aralarındaki eğlenceli diyalogları ve zor zamanlarında birbirlerine destek olmalarını okumak hoşuma gitti. Gelgelelim kitabın yarısına kadar sadece mesajlaşmalarını okuduk ve bu durumun şöyle bir handikapı oldu: İkisinin de duygu ve düşüncelerini öğrenemedik. Bu, Ruby'nin ağzından yazılan bir kitap olduğu için Aaron'un olmasa da en azından Ruby'nin bu mesajlara tepkisini kitabın ilk yarısında da az da olsa okumak isterdim. Sadece mesajlaşmaları okumak, tamamen dışarıda kalıp hikâyenin içine girememem demek oldu ki bundan hiç hoşlanmadım. Sonraları Ruby'nin ağzından bölümler gelmeye başladı ama bu sefer de hiç bilmediğim bir insanın hikâyesini ortasından okumaya başlamışım gibi hisettim. Çünkü Ruby'i doğru dürüst tanımıyordum. Ha, okudukça tanıyabildim mi? Hayır. Ruby'nin, mesajlarda kendini anlattığı gibi davrandığı zamanlar olmakla birlikte yapısına tamamen ters davrandığı zamanlar oldu. Bunu “değişmek” adı altında bir yerlere bağlamaya çalıştı ama olmadı bence. Aaron ise... Eh, onun hakkında diyecek pek, hatta hiçbir şeyim yok. Çünkü onu tanıma yüzdem sıfır falan. Kitabın ikinci yarısında yaşanan olayları ise sıkıcı buldum. Kitabın sakin olmasında bir sorun yok, yazarın tarzı zaten bu. Ama bu kısımlar sakin değil, düpedüz sıkıcıydı ve yaşanan hiçbir şey de manalı değildi. Hele ki malum şahsın, eskiden yaşanmış bir olaya verdiği tepki ve akabinde inzivaya çekilip bir anda kararlar alması o kadar saçmaydı ki. Sonrasında yaşananlar da hikâyeye hiç uymayacak düzeyde hızlı ve samimiyetsizdi. Üzülerek şunu da eklemek zorundayım: Karakterlerin hisleri de bana hiç geçmedi. Kitabın sonuna kadar bırakın aşkı, birbirlerinden hoşlandıklarını bile tam anlamıyla hissedemedim. Karakterler ile bağ kuramadığım, hikâyeyi sevemediğim ve olaylara hiçbir bir anlam veremediğim için doğal olarak hayal kırıklığına uğradım. Halbuki kitaba başlamadan önce, Mariana Zapata bu konuyu ne de güzel yazmıştır diye düşünmüştüm. Hayaller, hayatlar... Dipnot: İkilinin bazen tuvalet temalı diyalogları oldu ve onlar bu muhabbetleri komik bulsa da bana hiç komik gelmedi. Fakat geçenlerde okuyup çok eğlendiğim bir yazı aklıma gelince (bakınız: instagram.com/p/Cf4EkcKoQQp/?... ) bu konuların çok abartılı ve rahatsız edici olmadığı sürece bir ilişkide gündem maddesi olması kabul edilebilir geldi.
Sevgili AaronMariana Zapata · Nemesis Kitap · 2021604 okunma
·
1 +1'leme
·
866 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Buraya yorum yazmak için girmiştim birebir hissettiklerimi döken birini görmek beni aşırı rahatlattı ya🥲gerçekten dipnot dahil her şeye sonsuz katılıyorum hayat enerjim sömürüldü sürükleye sürükleye okuyorum resmen kitabı
Hani bazı kitapları içinden okumak gelmez alırsın kenarda durur buda öyle işte benim için evde duruyor :D Şimdi incelemenizi gördüm verdiğim paraya acıdım yine :(
Baştankara
Gönderi Sahibi
Lukov'dan Sevgiler'i çok sevdiğim için bekletim yüksekti. Öyle olunca biraz hüsrana uğradım.🥲 Ama seveni de çok olan bir kitap, belki siz de seversiniz.