·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ağustos 2022 09:51 Koyun Baba adını duyduğumda çok daha farklı düşünmüştüm ama yazarın tarzına uymayacak bir eser olacağı muhakkaktı. Bunun yerine bir serinin ara kitabıyla karşılaştığımı belirteceğim. Tabi serinin kalan kitaplarını bilmediğim için tekli bir değerlendirme yapmaya çalışacağım. (Tam puan verdiğim çok az eser vardır)
Yazarın tarzı genel olarak hiciv ile yergi arasında, aslında ucu herkese dokunabileceği gibi sistem eleştirisi üzerinden sistemi değiştirmeyen, değiştireceğini söyleyerek bir yerlere gelen insanları da sistem üzerinden eleştiren bir yapıda. Bu kitabında da karşımıza çıkan Koyun Baba karakteri üzerinden haksızlığa uğrayan vatandaşları ısrarla ve inatla, tek savunucu kendi de kalsa yolundan dönmeyeceğini gösteriyor.
Diğer yandan kullanılan Koyun Baba karakterinin SİYASİ olarak İstanbul’dan kovulması ve Doğu’da bir mağarada yaşarken, kıyafet olarak da koyun postu kullanmasından dolayı bu adı aldığını öğreniyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken kısım SİYASET diye büyük harflerle yazdığım kısım. Çünkü eleştiri burada yapılacak. Evvela sürgün sona erecek, Ahmet Usta da İstanbul’a dönecek. Kentin yaşantısı ile siyasetin asla birbiriyle uyuşamadığı aktarılacak ve siyaset üzerinden siyasetçilere de eleştiri yapılacak. İtiraf etmeliyim ki yazarın kitapları büyük heyecanla başlayıp ilerlemez ama bir yerden sonra öyle noktalara değinir ki, meraklanmaya başladığınız andan itibaren kitabın içine çekilirsiniz.
En dikkat çekici olan kısımlardan biri ise Demokrat Parti iktidarı eleştirisidir. Çünkü gecekondu yaşamı var ve burada kaçak yapılan pek çok ev ve yıkımı ile ilgili 1950 öncesi gecekonduların kalacağı, sonra yapılan kaçak yapıların yıkılacağı haberi var. Bu kısım dikkat çekici. Bir diğer dikkat çekici olan ise Koyun Baba karakterinin şehre göç etmesi ve kendine Ahmet adını seçerek Ahmet Usta olması ve eşi Sevda ile yaşama tutunma çabası. Biraz çürümüşlüğün izlerini de gördüğümüz bu romanda insanlar ve yaşama eleştirileri dikkat çekici.
Yazarın en başarılı romanı olarak kabul edebilirim bu kitabı. Tabi Kutsal Barış gibi seriler aklımıza gelebilir ama onları romandan ziyade tarihi belge olarak kabul ettiğimizi de göz önüne aldığımızda en başarılı roman olarak bu kitap öne çıkıyor. Hepimize iyi okumalar dilerim..