Gönderi

Puan vermedi·269 syf.··
2022 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 22:58
Her şeyin bir zamanı olduğu gibi her kitabın da bir zamanı var,suskunlar kitabına daha önce başlamıştım ama yarım kalmıştı , bu sefer bitirebildim.Sanirim doğru zamanı yakaladım. İhsan Oktay Anar Suskunlar kitabında birçok metefor sunuyor bizlere.İlk 50 sayfası dik bir yokuşu çıkmak gibi zor gelse de kitap ilerleyen sayfalarda daha anlaşılir hâle geliyor ve nihayet tüm sır perdesi bir kahinin gözünden aktarılarak çözülüyor. Kitap Osmanlı zamaninin İstanbul'unda geçiyor. Kitaba mekan kazandırmak için müsiki kullanılmış. Mevlevi dervişleri ve ney...sanki orda onların yanındaymişsıniz gibi hissediyorsunuz. Suskunlar, sahi ne demek bu?Neden kitabın ismi olmuş? Bildiğiniz gibi Mevlana Celaleddin Rumi'nin lakabı hamuş, hamuş ise suskun anlamına geliyor,kitapta mevlevihanelere ve Mevlevi dervişlere yer verilmesi bu yüzden. Tasavvufta ise suskun diye ölenlere deniyor yani anlayacağınız İslam tasavvufunu metaforlarla birleştiren bir kitap bu. Birçok metoforu bize çok başarılı bir şekilde aktarmış yazar,mesela Neyzen Batın. Neyzen Batın kitapta Tanrı olarak tasvir edilir.Batın ismi de Allah'ın 99 isminden birisidir.Neyzen Batın kitapta üfleyerek can veren olarak anlatılır: "Püf sesi duyuldu ve kandil söndü... kandilin bulunduğu yerde şimdi sudan yeni çıkmış gibi zıplayıp sıçrayan, capcanlı bir balık vardı ! " Beni en çok etkileyen kişi ise Eflatun oldu.Kitap boyunca neredeyse hiç konuşmayan tam anlamıyla suskun olandır.Eflatun, sürekli olarak bir ilahi ses duyduğunu söyler.Bu sesi takip ederek sofuayyaş mahallesinden galata mevlevihanesine kadar gider.Yolda 7 kişiyle karşılaşır ve bu insanlar Eflatun'a kötü davranırlar.İşte burda bahsedilen 7 sayısı aslında 7 büyük günahı simgeler.Eflatun tüm bunları aştıktan sonra nefsinden sıyrılır ve mevlevihaneye ulaşır.Oradaki dervislerden birisi şunları söyler: "Senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim gel dememiz değil ayrıca onların sana git demeleridir, hiç kimseye kötüdür deme, aslında onlar bilmeden iyilik eden insanlardır." Mevlevihane de bulunan dervişlerden birisi de İbrahim Dede 'dir.Kusur benim imzamdır,kusursuzluk Neyzen Batın'ına mahsustur diyen bu ihtiyar,Eflatun' dan kulağına gelen ilahi sesi ney ile çalmasını ister. Eflatun öyle bir ney üfler ki negah makamına inerek Enel Hak olur. Enelhak kavramını ilk kullanan Hallaci Mansur'dur.Ben Hakk'ım , Hakk'tan gayri değilim demektir.Eflatun ulaşabileceği en son makama ulaşmış Tanrı ile bütünleşmiştir. Eflatun sonradan da dergâhın başına geçmiyor ve mutfakta kahve öğütmeye devam ediyor çünkü onun bir şeylerin lideri olmasına gerek yoktur,zaten o en yüksek makamdadır... Beni en etkileyen yerleri paylaşmak istedim kitapta, bunlardan ayrı daha birçoook metafor var. Kitabın son cümlesi ile bitiriyorum yazımı: "Belki de susmak gerçeği anlamanın tek yoluydu."
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
·
90 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.