·82 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Mayıs 2017 22:06 postmodern bir korku kültürü ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. patrick süskind'in 1987 yılında yayımladığı, bireyin iç dünyasını muazzam bir üslup ile yansıtan, olağanüstü ototragedyası. çatı katında yaşayan jonathan noel'in odasına güvercin girmesi ile başlayan eser, dizgide bölümlere ayrılmasa da; concierge (bakıcı), clochard (sokak serserisi), madam topell (terzi), mösyö roedel (müdür) gibi kısımlara ayrılıyor.
patrick süskind'in bu eseri, ikinci dünya savaşı'nın insanı yıkan psikolojisi üzerine kaleme aldığı biliniyor. olay paris'te sıradan bir hayat yaşayan banka bekçisi jonathan noel üzerinden işleniyor. yine sıradan bir günün sabahında koridorda bir güvercin ile karşılaşıyor ve psikolojik bozukluklar burada kendini göstermeye başlıyor. okur, kitapta ilerlerken "varoluşçuluğun bir hastalık olabileceği" ihtimalini dahi düşünebiliyor. yalnızlığın yıkıcı etkisi de patrick süskind tarafından özene bezene işlenmiş. monologlar, okuru hiç sıkmıyor. süskind, psikolojik tahlil yaparken okuru sıkan yazarların düştüğü tuzağa düşmüyor ve sürükleyicilik yeteneği ile okuru kitapta tutuyor. karakter incelemesi seven okurların mutlaka okuması gereken bir kitap.
hotanto: güneybatı Afrika’da yaşayan ilkel bir boy ve bu boyun soyundan olan kimse.
chambre de bonne: franda'da ekseriyetle hizmetçilerin kaldığı çatı katı.