Beklemek üzerine
Puan vermedi·124 syf.··
2022 11. kitabı
Godot'yu Beklerken bazıları için şimdiye kadar yazılmış en iyi oyun. Bunun doğruluğunu veya yanlışlığını sorgulamak bize düşmüyor elbette. Ama kitabın ilk sayfalarından itibaren neden böyle bir iddianın neden var olduğunu anlamak mümkün. Çünkü insan bekliyor. Sabahın olması için güneşi bekliyor, mutluluk için güzel günleri bekliyor, doymak için sonraki öğünü, aşık olmak için doğru insanı, uyumak için geceyi, yeniden başlamak için sabahı... Estragon ve Viladimir de tam olarak böyle Godot'u bekliyor. Eser boyunca Godot'un kim olduğunu bilmiyoruz. Nereden geldiğini, ne olduğunu veya. Bunu bilmediğimiz gibi günü de bilmiyoruz. Ne Estragon ne Viladimir ne zamandır Godot'u beklediklerini bilmiyorlar. Ama sonraki günün başlaması için güneşi beklercesine bekliyorlar. Öyle veya böyle, beklemekten vazgeçmek isteyen bu iki kişi her seferinde farklı bir sebeple o ağacın altında kalıyorlar. Kendilerini öldürmeyi düşünüyorlar, doğduklarına pişman oluyorlar. Ama ne olduğunu asla bilmediğimiz Godot'u bugün, yarın, yarından sonraki gün bekliyorlar. Şimdinin ne olduğunu bilmedikleri gibi her an gelebilecek olan Godot'u bekliyor, bekliyor bekliyorlar. -Birbirimize bağlı mıyız? +Bağlı? -Ayaklarımızdan ve bileklerimizden. +Ama kime? Kim bizi bağlamış? -Senin adamına +Godot'ya mı? +Gidelim -Gidemeyiz +Neden? -Godot'yu bekliyoruz +Doğru. Asla bitmeyen sessizliklerle dolu eser, okurken sahneyi hayal ederseniz eğer, tıpkı oyunun içindeymişçesine; izleyiciyi de beklemeye davet ediyor. Sessizlikleri dolduramıyorsunuz. Hoşçakal dediğinizde bile koca bir sessizlikle yerinize çakılıyorsunuz. Oyuncular gökyüzüne bakıyor. Bekliyor. Bekleyecekleri bir diğer yarını bekliyorlar. +Hosçakal -Hoşçakal /Hoşçakal (Sessizlik. Kimse kıpırdamaz.) Öte yandan izin verilse tek nefeste günlerce konuşacak Lucky ve efendisi Pozzo ile karşılaşıyorsunuz. Efendi mi, yoksa Lucky ile birlikte köleleşmiş bir karakter mi bilemiyorum. Bir de sürekli "bilmiyorum" diyen bir çocuk. Öyle veya böyle 1953'den beri hala severek okunan ve tartışılan bir eser haline gelmiş. Nedeni açık. Satırlarda kendinizden bir şeyler bulmama ihtimaliniz yok çünkü. İnsanlığın var olduğu ilk zamanlardan beri beklemek yaşamaya dahil. Yaşamak bize. Ve belki de her bekleyiş kendi umudunu yaratıyor. Bu yüzden kitabı şiddetle tavsiye ederken son olarak şu satırlara değineceğim; +Ayakkabılarınla ne yaptığını soruyorum. -Onları buraya koydum. Bir başkası gelir benim gibi... benim gibi...
Tiyatro
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınları · 202110,1bin okunma
·
83 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.