Puan vermedi·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ağustos 2022 01:09 Ünlü yazar Borges “Ne zaman yeni bir hikâye anlatılsa eski bir hikâye tekrar ediliyor demektir.” der. Vladimir Sorokin, gelenekten yararlanarak yazdığı “Tipi”adlı eserinde de Tolstoy’un “Efendi ile Uşak” adlı hikayesine öykünüyor. Sorokin, bu öyküyle romanı arasında metinlerarasılık yönüyle organik bir bağ kuruyor. Yazar, bir yandan kültürel birikimin taşıyıcılığını yaparken öte yandan da gerçeküstü unsurlara yer vererek eseri modern bir çizgiye taşıyor. Rüyalar ve masalsı ögeler, romana destansı bir hava katıyor.
Çağdaş Rus edebiyatının ürünü olan Tipi, Vladimir Sorokin’in Türkçeye çevrilen ilk eseri.
Roman, Doktor Platon İlyiç Garin’in, Dolgoye köyüne ölümcül virüs salgınını yok edecek aşıyı götürmek için; iyi kalpli, samimi, uysal Perhuşa ile çıktığı zorlu yolculuğu anlatıyor. Ölüm, hatırlama, dostluk kavramlarını içinde barındıran içsel bir yolculuk bu. Eserin alt metninde Rusya’nın siyasi yapısına da göndermeler yapılıyor.
Kitabı okuduğum sıcak ağustos günlerinde Sorokin’in etkileyici kar, kış, tipi tasvirleri bir serinlik getirdi ortama. Bu inandırıcı ve samimi dilde, çevirmen Ergin Altay’ın da payı büyük. Hemen her cümlede çevirmenin; dile, kültüre ve yazarın yaşamına son derece vakıf olduğu anlaşılıyor.