Puan vermedi·392 syf.····Okunma: 31 Temmuz 2022 23:31 “Adı Leyla’ydı. İstanbul’un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hala. Tastamam on dakika otuz sekiz saniye boyunca…”
Kitap, Tekila Leyla’nın cansız bedeninin bir çöp kutusuna bırakılmasıyla başlıyor. Ve beyin faaliyetlerinin devam ettiği on dakika otuz sekiz saniye boyunca doğumundan ölümüne kadar yaşadıklarını hatırlıyor.
Van’da kumalı bir evde dünyaya geliyor Leyla. Öz annesi ise teyze dediği Binnaz. Amcası tarafından tecavüze uğramış, amca oğluyla evlendirilecekken evden kaçan Leyla, İstanbul’da geneleve düşüyor.
Hikayenin önce sonunu sonra başından itibaren anlatan kurgusu da anlatım dili de çok iyi. Leyla’nın hayatı ise oldukça hüzünlü ve maalesef Türkiye gerçeklerinden.