Fransız Edebiyatı'nın en önemli romanlarından biri olan Sefiller,romantik akımının etkilerini taşıyan bir eserdir.Araştırmacılar Victor Hugo'nun bu roman üzerinde 14 yıl çalıştığını belirtmişlerdir.Ortaokuldeyken Sefiller'in kısaltılmış hâlini okumuştum, tekrardan okumak ama bu sefer kitabın tamamını okumak çok iyi geldi. Victor Hugo'nun anlatım tarzını,konuyu işleyiş biçimini,adalete bakış açısını çok seviyorum. Şüphesiz ki Sefiller kitabı okuduğum ve sevdiğim en iyi kitaplar arasına girdi.Dilerseniz kitabın incelemesine geçelim:
Jean Valjean fakir bir insandır ve ekmek çaldığı için kürek cezasına çarptırılır,kaçmak istediği için de 19 yıl hapis cezası alır.Daha sonra tanıştığı piskopos sayesinde iyi yürekli,herkese yardım eden,insanların iyiliğini kendi iyiliğinden üstün gören bir insan olacaktır. Piskopos ona gümüş şamdanlarını bırakır...Hayat bir şekilde Cossette ve Jean Valjean'ı karşılaştırır ve Jean Valjean bu kimsesiz kızı himayesine alır. Cossette'in annesini de zaten daha önce tanımaktaydı Jean Valjean. Cossete'i kötü kalpli hancı Theanardierlerden kurtarmaya çalışır.Cossette'in eğitimiyle ilgilenir onu en iyi şekilde yetiştirmeye çalışır..
Cossette sonra Marius'la tanışır ve birbirlerini severler.Tabii evlenmeden önce birçok sorunla karşılaşacaklardır. Evlenirler daha sonra.Kitabın sonunda Jean Valjean ölmeden önce başucunda piskoposun ona verdiği gümüş şamdanlar,Cossette ve Marius vardır...
Kitapta karakterlerin psikolojilerini,ruhsal çözümlemelerini çok iyi bir şekilde yazmıştır Victor Hugo.Kitabı sevmemdeki başlıca etkilerinden biri...
Marius ve Cossette'in aşklarını iki beden arasında değil de iki ruh arasında yaşamaları çok hoştu.Aşk da bu değil mi zaten?Aşk iki bedenin değil, iki ruhun kavuşması zannımca...
Kitaptan en sevdiğim karakter Jean Valjean oldu. Hırsızlık yapmıştı ama daha sonra çok iyi yürekli bir insan olmuştu.Hem hırsızlığı da mecburiyetten yapmıştı,çaldığı bir ekmekti sadece.Vicdanıyla yüzleşmesi ve vicdanının sesini dinlemesi de çok etkileyiciydi.Kitabın bir alıntısını incelememde yazmak istiyorum:
"Acılar çeke çeke, usulca, hayatın bir savaş olduğu yargısına varmıştı. Bu savaşta kaybeden kendisiydi."
Jean Valjean çok acılar çekmişti, alıntıda da dediği gibi acılar çeke çeke hayatın savaş olduğunu fark etmişti.Ölmeden önce kullandığı bir cümle de şuydu:
"Ölmek önemli değil, hayat korkunç!"
Yukarıda da yazdığım gibi Jean Valjean'ı gerçekten çok sevdim...
Her okurun okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okuduktan sonra pişman olmayacağınızı düşünüyorum.
Şöyle bitiriyor kitabı Victor Hugo:
UYUYOR, KADERİ ONA NELER YAPTI,
YAŞADI, MELEĞİ TERK EDİNCE, GÖÇTÜ.
GÜNÜN GECE OLMASI GİBİ,
BU İŞ ÖYLECE OLUVERDİ.
Hoşçakal Jean Valjean...
KEYİFLİ OKUMALAR