Puan vermedi·288 syf.····Okunma: 30 Ağustos 2022 00:14 "Eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Kendinizi kurtarın. Televizyonda mutlaka daha iyi bir şeyler vardır. Burada anlattığım şeyler önce sizi kızdıracak. Sonra her şey daha da kötü olacak"
Bir kitap var ki, beni okumayın diye başlıyor. Meşrukılınan düzeni doya doya eleştiren, buram buram psikanaliz kokan, olağandışı bir kitap. Ailenize, topluma, kurallara sıkı sıkıya bağlıysanız okurken kitap sizi çok rahatsız edebilir. Fakat bu rahatsızlık "yaşanamayan ihtimallere" hasretle bakar. Aileyi kitlelerin yeni afyonu olarak tanımlayan yazar, iyi aile yoktur, vurgusuna yıllar önce baş koymuştur. Alt metni derin, isteyenler için onlarca sembolik ve bilinçdışı anlamlar çıkarabileceğiniz bir roman. Psikanaliz, psikodrama ve grup terapi teorilerinden pratik esinlenmeler... Roman muhteşem bir hayalgücünü yansıtsa da, katıldığınız görüşler arttıkça soru işaretleriniz de çoğalıyor. Acaba toplumu meşru kılmayan herkes deli mi? Ben deli miyim? İşte, yeraltı edebiyatı bu!
Kitapta Victor Mancini, boğulma numarası yaparak insanların onu kurtarmasına izin verir. Bu yol hem onun evinin geçim kaynağı hem de onu kurtaran insanların asıl kurtarıcı olarak ruhunun geçim kaynağıdır. Annesinin çocuğu değil, rehinesi gibi hisseden Victor, anneleri yaratan sıfatıyla yeni tanrı olarak görürken, erkeklerin ancak doğum yapabildikleri zaman eşitlik kavramından söz edilebileceğine dikkat çekiyor. Size sunulan dünyayı kabul etmeyin, kendi gerçekliğinizi kendiniz yaratın diye haykırıyor. Durum böyle olunca neyin gerçek neyin hayal olduğu, kimin hasta kimin sağlıklı olduğu sorunsalı daha da karmaşık hale geliyor. Ve Victor Mancini ye hak vermek isterken tekrar soruyorsunuz kendinize "Ben deli miyim?".
Not: Delilikten korkuyorsanız hatta sadece çekiniyorsanız dahi, okumayın.