·360 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Mayıs 2021 00:43 Kitapların ilk cümleleri çok önemlidir, okuyacağın şey ile ilk bağı o ilk cümleden kurarsın. Nitekim Hakan Günday da şaşırtmadı daha ilk cümlesinden anladım nasıl sarsılacağımı. “Altı yaşındaydı ve altı yaşında ölecekti.”
Kitabı okumaya başladığımda oldukça çıplak bir dil bekliyordum fakat okudukça çok da uzağımızda olmayan, bihaber olduğumuz gerçeklerin tokat gibi yüzümüze vurulmasına hazır değildim.
Kitap Derdâ ile Derda’nın hayat mücadelesini anlatıyor desem ne kadar doğru bir ifade olur bilemiyorum. Çünkü zorluktan öte yaşadıkları. Daha 11 yaşında, çocukluğun güzel zamanlarında mücadele etmenin ne demek olduğunu bile bilmeden mücadele ediyor küçük kahramanlarımız. Birbirlerinden habersiz ve kimsesiz..
Derdâ. 11 yaşında okulundan alınıp bir tarikat liderine satılıp oğluyla evlendirilen ve Londra’da bir apartman dairesinde yalnızlığıyla boğulup her türlü şiddete boyun eğmek zorunda kalan küçük bir kız çocuğu. Daha o yaşında öyle şeylere maruz kalıyor ki okumakta zorlandım. Bir şeyler yapmak istedim elim kolum bağlı sayfaları çevirirken. Aslında hep görüp duyduğumuz ama görmezden geldiğimiz şeylerin bu şekilde yüzüme vurulması çok suçlu hissettirdi bana kendimi. Derdâ’ nın hikayesi beni çok kırdı.
Derda. Çok erken yaşta bir başına kalmış, mezar sulayarak hayata tutunmaya çalışan bir erkek çocuğu. Çocuk aklıyla öyle şeyler yapıyor ki, bir çocuk bunları nasıl düşünür derken, o çocuk masumiyetini gördüm ve içim sızladı. Öylesine kimsesizliğe alışmış ki yolu Oğuz Atay’ın Tutunamayanları ile kesişince onun yazdıklarında kendini buluyor. Oğuz Atay'ın zamanında hissettiği yalnızlığı yüreğinde hissedip herkes onu tanısın istiyor.
Su gibi akıp giden, insanı şiddetle sarsan ama umudun her zaman olduğunu hatırlatan bir kitaptı. Her sayfasında ayrı bir acı hissettim, boğazım düğümlenerek okudum kitabı. Hakan Günday yine yeraltı edebiyatının hakkını vermiş. ayrıca Hakan Günday'ın Oğuz Atay'a olan hayranlığını kitabında da derin işlemiş olması çok güzel bir detaydı.
Herkesin bir gün Hakan Günday'ın kalemiyle tanışmasını isterim. Hayata farklı açıdan bakıp gözümüzün önünde olup biten şeyleri öyle güzel seriyor ki önünüze hayran kalıyorsunuz.