Uzun yıllar önce, “şizofreni” tanısı konmuş olan Cengiz, gerçek ile hayalin birbirine karıştığı bir dünyada yaşamaktadır. On yıldır bir sürü ilaç kullanmış, akıl hastanesinde yatmış, hastalığı nedeniyle, okuduğu tıp fakültesini bile bırakmak zorunda kalmıştır. Annesi ile yaşamakta, çarşı içindeki küçük bir dükkanda basit bilgisayar tamirat işleri yapmakta ve boş zamanlarında Şizofreni Dayanışma Derneği’ne gidip gelmektedir. Bunun dışında sürekli internette zaman geçirmektedir. Bir gün, yıllar önce ölmüş biri olan, doktor Arieti ismiyle bir mail alır. ‘Şizofreni Müzesi’ adlı oyuna davet edilmektedir. Giriş ücretsizdir fakat belli kurallara uymak ve bir sınavı geçmek zorundadır. Her gün bir soru ve öncesinde bir film izletilir. Sonrasında ise oyuna kabul edilip oynadıkça, gerçek ile sanrılar arasında, bütün hayatı değişir.
Psikiyatri uzmanı bir akademisyen olan yazarın pek çok kitabı, çalışmaları ve ödülleri bulunmakta. Sia Kitap tan çıkan bu kitabında ise; oldukça sade bir anlatımla, şizofreni hastalarının hayata bakışı, yaşadıkları, karakter üzerinden çok güzel anlatılmış. Toplumda yer edinmeye çalışan bu kişilerin nasıl ötekileştirildiği, yalnız bırakıldığı, yaşadıkları duygular, harika yansıtılmış satırlara.. Dışlanan, hor görülen, zaten kendi iç dünyasıyla mücadele halinde olan bu insanların yaşadığı sorunlar, sıkıntılar, roman üzerinden, etkileyici bir dille aktarılmış. Psikolojik roman severlerin, kesinlikle kaçırmaması gereken bir eser. Şiddetle tavsiye ederim.
#ŞizofreniMüzesi
^
^
#alıntı
Ölüm belki tek kurtuluştu. Eğer rüya görüyorsam, ölerek gerçek dünyaya, ya da hiç olmazsa daha katlanılabilir başka bir düşe gözlerimi açabilirdim.
^
^
Sia Kitap #bloghemsire #edebiyat