Kitabı; beğendiğim yazarların yorumları ve hikayelerinin aldığı ödüller sayesinde okumaya karar vermiştim. Açıkçası bu kadar çeşitli ve bir bu kadar tuhaf konularla karşılaşacağımı düşünmemiştim dolayısıyla kitapla ilgili ne demem gerektiği konusunda hala emin değilim. Sonlarına doğru geldiğimde ödüllü üç hikayenin, aslında kitaptaki bütün hikayeleri genel olarak gruplandırmama yardımcı olacağını fark ettim. Benim için daha kolay olduğu için bunu yapmaya karar verdim.
1) Sise Köprü Çeken Adam: En beğendiğim hikayelerin olduğu grup birincisi oldu. Elli sayfadan daha az bir sayıda nasıl detaylı bir dünyanın ince ince dokunduğunu, oturaklı ve ilgi çekici karakterlerin nasıl yazıldığını hayranlıkla okudum. İlham verici çalışmalardı. Bu konuda favorim açık ara "At Hırsızları" oldu.
2) Midilliler: Kafamda hikayelerin büyük çoğunluğunu koyduğum grup bu oldu. Bir çok açıdan "ortalama" olarak tanımlamak sanırım en mantıklısı olacak. Ortada hepimizin aşina olduğu evrensel bir konu var ve bu konu bazı hikayelerde oldukça normal birkaçında ise çok iyi bir şekilde işleniyor. Hele 2 hikayenin ufkumu açmadığını söylemek yalan olur. "İmparatoriçe Jingu Balık Tutuyor" hikayesinde geleceği görmenin sandığımız gibi bir lütuftan ziyade bir lanet olduğu anlatılıyor. Hayatımda anlatılmak istenen duygunun okuyucuya bu kadar iyi yaşatıldığı az metin okumuşumdur. Kitabın son hikayesinde ise -kusura bakmayın ismi inanılmaz uzun- evcil dostlarımızın iletişim kurabilmesinin insanlara getirebileceği yükler anlatılıyor. Şimdiye kadar düşünmediğim ve dolasıyla büyük bir merakla okuduğum bir konseptti.
3) Dalaşma: Kitaptan kırdığım bütün puanların sebebi bu grup, daha doğrusu bu tek hikaye olabilir. Tam anlamıyla travmatik bir deneyimdi. Okuduğumu unutmaya çalışıyor ve hakkında konuşmayı reddediyorum. "Dalaşma" kadar olmasa da "Schrödinger'in Kerhanesi"ni de bu grupta örnek verebilirim.
Söylediklerimi toplamam gerekirse; insanların büyük çoğunluğuna önerebileceğim bir kitap değildi, büyük ihtimal vaktinizi verebileceğiniz daha iyi bir kitap bulabilirsiniz ama siz de güzelliği tuhaflıkta buluyor ve merakınızı zapt edemiyorsanız neden olmasın?