Gönderi

10/10
·500 syf.··
2022 95. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2022 03:43
“My wife, you are everything I never knew I wanted.” Mahşerin dört atlısının ikinci kitabında bu sefer ana karakter olan atlımız War yani Savaş. Miriam Kudüs’te yaşayan ailesini kaybetmiş genç bir kadın. Bir gün War’ın Kudüs’ü işgal edip herkesi öldürmeye gelmesiyle kendini bir anda savaşın ortasında daha sonrasında da War’ın kampında buluyor. War, Miriam’ı ve boğazındaki yarasını ilk gördüğü andan beri onun kendisine Tanrı tarafından gönderilmiş karısı olduğunu düşünüyor. Ve onu kampına alıyor. Bu şekilde şehirleri işgal edip insanları öldürmeye devam ederken ikilimiz haliyle yakınlaşıyor tabi ki. Bu vahşi kıyıma kayıtsız kalamayan Miriam en sonunda War ile bir anlaşma yapıyor. Ve işler asıl burdan sonra karışmaya başlıyor. Fiziksel yakınlığın, duygusal getirileri de olmaya başlayınca Miriam kendini nasıl bu kadar vahşi ve zalim birine duygular besleyebildiği konusunda sık sık sorguluyor. Sürekli birbirlerini kaybetmenin eşiğine geldiklerinde artık duygularını da inkar edemiyorlar ve birbirlerine teslim oluyorlar tabi. War’ın Miriam için değişmesini, her seferinde küçük şeylerden de olsa fedakarlık etmesi, yeri geldiğinde ona ters olsa bile hayatları bağışlamasını okumak çok güzeldi. Miriam’ın güçlü duruşu, inadı ve istediklerinden vazgeçmemesi de onu sevdiğim karakterlerden yaptı. Sonlara doğru nihayet birbirlerini kabul etmişlerken ve her şey yolundayken ihanet öyle bir yerden geldi ki bi an şaşırdım. O kayıp ve çaresizlik, fedakarlık çok güzel anlatılmıştı. Sonunda tabi ki aşk her şeyin, görevlerin bile üstünden geldi. Bir atlımız daha insanlığın kurtarılmaya değer olabileceğine karar verdi. War her ne kadar sevdiğim bir karakter olsa da hala favorim Pestilence.
WarLaura Thalassa · Bağımsız Yayın · 20197 okunma
·
101 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.