Karşılaştığım her zorlukta, sonu hüsran çıkan her hayalimde çevresel faktörleri, hiç mi suçu yok denen hırsızı, kaderimi ve başka insanların kaderini göz ardı ederek kendini suçlayan bir insandım ben. Böyle oldu çünkü benim yüzümden. Benim seçimlerim farklı olsaydı böyle olmayacaktı. Oysaki böyle oldu çünkü böyle olması gerekti. Terk ettiğin sevgilin için vicdan azabı çekmek, sana çok para kazandıracak o iş teklifini reddettiğin için hayıflanmak, kendini bulmak için kafa tuttuğun anne ve babana karşı kendini hayırsız evlat olarak damgalamak insan beynine kolay geliyor. Zor olan ise yaptığımız her bir seçimin o an bizim için en doğrusu olduğunu kabullenip kararlarımızın ve onların yol açtığı sonuçların arkasında cesaretle durmak. Korkmak, kaçmak, pişmanlık duymak ve suçlamak yalnızca insanı atıl bırakıyor. Hayat üzerine uzun uzun düşünülünce değil gözlerini kapatıp kendini akışa bırakınca yaşanıyor.