Kim Young-ha’nın Bir katilin güncesi kitabında; yetmiş yaşındaki Byıonğsu Gim’in eski bir seri katil olduğunu öğreniyoruz. En son kırklı yaşlarında işlediği cinayetlerden sonra normal bir vatandaş gibi yaşamına devam eden Byıonğsu, yaşadığı kentte bir katil, birbiri ardına kadınları öldürmeye başlar. Byıonğsu bu katilin kızı İnhi’yi de öldürmesinden korkar. Bir gün yolda bir arabaya rastlar ve bagajda kan lekesi görür katilin o olduğundan şüphelenir. Kızını korumaya çalışırken Byıonğsu Alzheimer’a yakalanır. Alzheimer hastalarının yaşadığı süreci yazar detaylı işlemiş bu sayede Byıonğsu’nun yakın gelecekteki hafıza kayıplarını ve geçmişteki anıları net hatırlamasını çok iyi bir şekilde görebiliyoruz. Ancak kızını korumaya çalışırken; İnhi, Cute adında bir gence aşık olur ve evlenmeyi düşünür. Kızının tanıştırdığı bu adamı bir yerden hatırlamaktadır. Evet, o kişi arabasındaki kan lekesini gördüğü genç adamdır. Byıonğsu’nun eski cinayetleri ve onun psikolojik yönü kitapta yerini alıyor ve kitabın sürpriz sonu sizi büyülüyor. Gerçekten çok şaşırmıştım. ‘’Şahsiyet’’ dizisinin uyarlandığı bu kitap benzer yönleri olmasına rağmen çok farklı bir sona sahip. Çok zekice yazılmış bir roman.
‘’Birini öldürmemin üzerinden yirmi beş yıl geçti. Yok yok yirmi altı mıydı yoksa? Neyse aşağı yukarı o kadar oldu işte. O ana kadar beni buna sevk eden, insanların çoğunlukla düşündüğü gibi cinayet dürtüsü, cinsel sapkınlık falan değildi. Daha ziyade içimde ukde kalmasıydı. Daha mükemmel bir hazzın mümkün olabileceği umudu. Kurbanlarımı her gömüşümde aynı şeyi tekrarlayıp durdum. Bir dahaki sefere daha iyisini yapabilirim!’’
Kim Young-Ha