Puan vermedi·280 syf.··
2022 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2022 19:22
Dark İstanbul Yayınları'nın yeni kitabı Dark Dedektif 1- Suç Öyküleri, iyi bir toplama öykü kitabı. On dört öyküde suç ve cinayet var, yine. Kitabın arka kapağında yazdığı gibi, çözülmeyi bekleyen muammalar var. Kitabın çok büyük bir bölümü bence iyi bir okuma yapmamızı sağlıyor. Okuması keyif veren, çoğunlukla nitelikli çalışmalar okuyoruz. On dört öykü arasında öne çıkan çalışmaları söylemek isterim: Gencoy Sümer'in öyküsü "Akşam Yemeği" çok keyifliydi. Muamma kelimesinin anlamını sanki en çok Sümer'in öykülerinde buluyoruz. Kitabın son öykülerinde daha edebi, daha betimlemeci üslupların karşımıza çıkması çok iyi, yerinde, merak uyandırıcı. Ancak tamamen kişisel seçimlerim olarak İzzet Otru'nun öyküsünün hedeflediği bu edebi zevki ıskaladığını söyleyebilirim. Kitabın kapanış öyküsü Güneş Barguş'un "Büyükada'da Gece Gündüz" öyküsü daha iyi, daha oturmuş bir anlatım tarzı içeriyor. Ancak esas sürpriz ve bence kitabın en iyi öyküsü olarak Derin Gezmiş'in "Çav Bella" adlı öyküsü hem bu edebi tadı doğru bir yerden sürdürüyor, hem de merak uyandırıyor. Kitabın diğer öykülerinin çoğu iyi, nitelikli bir anlatımın faydasını gösteriyor. Ne yazık ki Nurhan Işkın'da ilk romanında da hissettiğim anlatım arızaları görüyorum, bunun ne olduğunu da tam olarak söyleyemiyorum, sanki bu anlatılan öykü böyle anlatılmamalı gibi bir his olduğunu söyleyebilirim. Gamze yayık'ın anlatımı çok iyi öyküsü, Emel Aslan'ın öyküsü, Funda Menekşe'nin öyküsü kitabın en iyileri arasında. Tuğba Turan'ın ölü Gelin'ini de bu gruba alabiliriz. Uğur Arık'ın öyküsünü de. Bu öykülerin bazılarında, ve olumsuz özellikleri daha fazla olan başka öykülerde (Murat Yüksel'in öyküsünde mesela) benzer sıkıntılar, eksikler, kolaycılıklar ve hatta bazılarında arabesk yaklaşımlar seziliyor, görülüyor. Bütün öyküleri bir arada düşündüğümde beni rahatsız eden bir şeyden söz edebilirim: Polisiye edebiyatın bir parçası olarak "muamma"nın çözümünün öyküye zarar verecek şekilde bir ifşaata dönüşmesi garip. Bazı şeylerin eksik, muğlak, belirsiz, sonuçsuz bırakılması varken suçluların doğrudan dökülmesi ya da anlatıcının her şeyi sebepleriyle ortaya koyması kolay bir çözüm hissi veriyor. Suçlunun neden suç işlediğini muhakkak öğrenmemiz gerekiyorsa bunun çözümünün başka yolları da bulunmalı belki de. Bir çok öyküde bu durum var; bu ifşalar, çözümlemeler her zaman için suçun açıklanmasını sağlamıyor, öykünün gizeminin kaybolmasına da neden oluyor. Daha derinlikli, daha etkileyici yollar aranmalı. Bu şekilde bence bu öyküler daha çok hatırlanabilirler, daha çok akıllarda ve hatıralarda yer alabilirler. Bir suçun anlatılması ve bu suçun çözülmesi polisiyenin bir ana ögesi olsa bile edebiyatın en önemli meselelerinden birisi de öykünün, hikâyenin hemen eskimemesi, kolaycılığa kendini bırakmaması olmalı. Edebiyata daha çok yaslanmalıyız. Bu polisiye olsun olmasın bütün öyküler, hikâyeler için geçerli. Güzel türkçe kullanarak yazılmış bu öykülerin okunmayı hak ettiğini söylemek gerek. Daha nitelikli, çıtası daha yukarıda, okuması ve uzun süre hatırlaması mümkün ve bu uğurda gayret ettiği belli olan öyküler, romanlar yazacak olan yazarlara ihtiyacımız var. Belki bu yazarlar arasında kitaptaki yazarlar da vardır, olacaktır ya da. Daha güzel, daha iyi, daha nitelikli polisiyeler okumak için bekliyoruz:)
Dark DedektifKolektif · Dark İstanbul · 202230 okunma
··
853 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hikayemi okumaya değer bulduğunuz ve guzel sözleriniz icin teşekkürler hocam 😊 Eleştirileriniz butun Dedektif Dergi ailesi icin cok kiymetli. sözleriniz kulağımıza küpe olacak.🙏
Cem
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, çok incesiniz