İsminin acı olduğuna bakmayın. Tatlı mı tatlı bir kitap okudum ben. Tek kelime ile bayıldım, bayıldım, bayıldım. Yazar ile ilk tanışmam ama daha kitabı bitirmeden başka hangi kitapları var diye araştırmaya başladım.
Bir kere üslup beni benden aldı. Büyülü gerçekçilik ile yazılmış masalsı bir hikaye. Her bölüm bir yemek tarifi ile başlıyor ki bizim kültürümüze çok uzak olmasına rağmen tarifleri yüzümde tebessümle, büyük bir keyifle okudum. Malzeme listesi ve ardından oldukça ayrıntılı yazılan tarifler bunlar. Yer Meksika. Tariflerin mimarı ise Tita.
Ailesinin en küçük kızı olan Tita aile geleneklerine göre evlenmeyip ömrü boyunca annesine bakmak zorunda. Bu yüzden aşık olduğu Pedro ile evlenemiyor ve yaşananlar da bundan sonra oradan oraya savuruyor bizi. Tita'nın mutfağına, yemeklerine konuk oluyoruz. Tita yemek yaparken onun duygularına tanık olmayı, yaptığı yemeklerde ruh durumunun etkili olmasını çok sevdim.
Metaforlar, yemekler, bolca gözyaşı ve aşk okuyacaksınız satırlarda. Aşk mı sevgi mi diye sorup, durup düşüneceksiniz. Meksika devrimi de arka planda göz kırpacak. Yerinizde olsam Tita ile tanışmak için acele ederdim Sevgiyle