Gönderi

10/10
·168 syf.··
2022 14. kitabı
Her geçen gün Atatürk hakkında bir şeyler okudukça daha çok duygulandığımı fark ettim. Bu kitapta da fazlaca duygulandım, bazen de mutlu oldum o ayrı. Fakat o son cümlede gerçekten boğazım düğümlendi, öyle son mu yazılır?! "... Biz o günlerde Cumhuriyet Bayramı'na katılmak üzere bütün izciler, askerler, sivil toplum örgütleri Ankara'ya gitmeye hazırlanıyorduk. Ben de Galatasaray İzci Takımı'nın arasındaydım. Atatürk yine iyileşecek, yine kendisini tribünde göreceğiz diyor ve buna inanıyorduk. Bayramdan birkaç gün önce Ankara'ya ulaştık. Haberleri izliyorduk. Hiçbir kötü haber yoktu. Bu inancımızı 29 Ekim 1938 sabahına kadar yitirmemiştik. Ama o gün tribünde başbakan Celal Bayar'ı görünce buz gibi olduk. Bu bir bayram değil, bir yas günüydü. Ertesi gün İstanbul'a dönmeyi bekliyorduk. Hayır, hepimizi Kayseri'ye gönderdiler. Çünkü Atatürk'ün ölümü bekleniyormuş. Cenazeye katılmak için gençleri Ankara'da tutmak istemişler. 10 Kasım'da da kara haber duyuldu. Bir güneş, işte böyle battı. Bir daha doğmayacak bir güneş."
Bana Atatürkü AnlattılarHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 2010250 okunma
·
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.