·400 syf.····Okunma: 23 Kasım 2014 00:00 Anlatacaklarım SPOİLER İÇERİR. Kitabı okumayı düşünenler bu yorumu okumasın.
İmkansız Aşk'ı okuduktan sonra bu kitabı büyük bir heyecanla bekliyordum ancak okurken hayal kırıklığına uğradım.
Sebebinin konuyla pek alakası yok. Kitap yine önceki çıkanlar gibi kendini okutturuyor, konuların birbiriyle olan bağlantısı her zamanki gibi güzel harmanlanmış. Benim sevmeme sebebim şu: İlk kez bir Brenda Joyce'un yaratmış olduğu baş karakterleri sevmedim gitti.
Zaten Elysee karakterine bir türlü ısınamadım. Geçmişinden pişman ama hala aynı kafayla yaşamaya devam etti; her ne kadar ben böyle davranmaya mecburdum dese de ben onun pişmanlığına inanmadım açıkçası. Fazla bencil ve burnu havada bir karakter olarak kalacak benim gözümde.
Tehlikeli Aşk'ta Alexi'yi pek sevmemiştim; İmkansız Aşk'ta ise kendisine hayran kalmıştım hatta İmkansız Aşk yorumumda "Alexi benim için ilk sırada." demiştim, Stephen'la olan atışmaları beni çok güldürmüştü, kendisini birçok yerde içten,samimi olarak görmüştüm. Bu kitabında ise ilk kısımda kendisini hala seviyordum ancak ikinci kısımda Elysse'ye karşı tutumu giderek saçma bir hal aldı, gerçi Elysse olanları hak etti ancak bu kadar sert ve bencil bir tutum başlarda normal olsa da sonrasında abartı bir hal aldı hatta 15. bölümün son sayfalarında yaptığı şeyden sonra kendisinden nefret ediyorum şu an. Şimdi bu çocuk gerçekten Cliff'in oğlu mu? Kesin huylarını annesinden almış, babasına olan tek benzerliği macera ve deniz tutkusu diyebilirim ancak.
Onun dışındaki karakterlere sözüm yok zaten. Örneğin Blair orada sevdiğim karakterlerden biri oldu ancak Blair'in Elysse tarafından bir kukla gibi oynatılmasını hiç hoş karşılamadım, bakın yine gıcık etti beni şu kız!
Bu kitabı okuyun veya okumayın gibi bir yorum yapamayacağım çünkü yazarımız gerçekten güzel konular bulup kalemini konuşturuyor ancak bu iki karakter yüzünden siz de benim gibi hüsrana uğrayabilirsiniz.