Puan vermedi·212 syf.····Okunma: 11 Eylül 2022 22:05 ‘’İnsanoğlu dünyaya niçin gelir?
Herhalde bir bahçe kurmaya gelir.
Bu düşünceyle gülümsüyorum. Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi? ‘’
Mustafa Kutlu'yu okuyanlar bilir yazar, sizi hikayesine ortak eder, kullandığı samimi diliyle kendiniz bir anda kitabın içinde bulursunuz.
Kitap, bahçe kurmak isteyen ana karakterin yaşantısını bizlere sunuyor. Herkesin görüp imreneceği, şaşıracağı bir bahçe… işte bu bahçeye biçilen bir ömür…beyhude ömür.
"Ne denilmiş:
Sabır, sebat, murat."
Ana karakterimiz bahçe kurma hayaliyle yola koyulur ve ömrünü bu bahçeye adar. Etrafındaki dedikodulardan, zorluklardan ve zorlaştıran kişilere rağmen, azminden ve umudundan vazgeçmez.
Evlatlarına yadigar kalacak bir bahçe, onları o diyarda bağlı tutacak bir bahçe…
Ve sonunda gıptayla bakılan bir bahçeye ulaşır.
Anladığınız üzere toprağın değerini; ekip, biçmenin önemini vurgulayan bir kitaptan bahsettim sizlere ama bir değerin daha altını çiziyor yazar; köyden kente göç.
Bahçe kurmak için canını dişine takan bu adamın evlatları ise köydeki diğer gençler gibi İstanbul'a gidip iş kurup zengin olmak daha refah bir hayat sürmek ister. Nihayetinde köyler artık yaşlılara kalır, gençler akın akın şehirlere gider. Köyden kente göç beraberinde; ayrılıkları, hasretlikleri, yoksulluğu bir de ölümü getirir.
Neticede "Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi? ‘’
Ve bir de umut…
evet artık köyler eski köy değildir, nüfus azalmış hareketlilik yerini sakinliğe bırakmıştır ama buna rağmen köyde kalanlar, giden insanların bir gün geri geleceklerini düşünerek hareket etmeye devam ederler.
Hayatın inişler ve çıkışlardan ibaret olduğunu bu yolculukta zamanın değerini bir saniyenin bile kıymetini, ölümün varlığını, sabrı ve umudu her zaman heybemizde taşımamız gerektiğini, bir bahçe kurma hayaliyle yanıp tutuşan karakter üzerinden yazar, bizlere aktarmıştır.
"Hayatın bize çizdiği çizgi nerede eğilir, nerede bükülür bilemeyiz."
İşte beyhude bir ömür.
‘’Öldüm ve bir bahçeye gömüldüm’’ cümlesiyle son bulur.