Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 10 Eylül 2022 17:36 Yazar, idama mahkum edilmiş bir insanın infaz günü çekmesi gereken bütün bedensel acıları, manevi eziyetleri art arda ve hiçbirini de göz ardı etmeksizin bütün ayrıntılarıyla kitabında incelediğini söylüyor.
Kitabın konusunu kısaca kendim açıklarsam, idama mahkum olan bir insanın, karar duruşmasından başlayarak cezasının infazına kadar geçen süredeki yaşadıklarını, hislerini yazdığı bir günlüğü diyebilirim. Yazar, o zamanlarda var olan idam cezasının insan onuruyla bağdaşmadığını, bu cezaların son bulması gerektiğini savunuyor. Bu romanla da, yaşadığı zamanlarda gerçekten büyük bir yankı getirmiş diyebiliriz. Ancak kitabın içeriğine baktığımızda bir idam mahkumunu acındırarak onun his dünyasını aktarırken yalnızca bir yerde işlediği cinayetten bahsediyor sadece cinayet kelimesi geçiyor o kadar. Kitabı okurken bir okur olarak, birini öldürüp idama mahkum olan insanın canı kıymetli de, öldürülenin ki kıymetsiz mi diye düşünmeden edemiyorsunuz.
Ülkemizde ise ölüm cezaları 2004 yılında kanunlarımızdan çıkarıldı, şuan da idam cezasının uygulanması söz konusu değil.