Kitap öncelikle 1908'de başlıyor. Sara; oldukça garip bir çocukluk yaşıyor ve teyzesiyle büyüyor. Teyzesi; tüm kasabanın korktuğu bir kadın, büyülerle ve çeşitli şifa ilaçları ile ilgileniyor. Bu bilgileri Sara'ya kısmen öğretmiş ve onunda kendisi gibi özel yetenekleri olduğuna inanmış. Sara artık büyüyüp evlenmiştir ve çok sevdiği kocası ve küçük kızları Gertie ile yaşamaktadır. Bir gün garip olayların ardından Gertie bir kuyuda ölü bulunur. Bunu kaldıramayan Sara artık tahammül edemez ve teyzesinin öğrettiklerine başvurur. Kitap böylelikle başlıyor. Günümüzde yaşayan Ruthie; Sara'nın evinde, annesi ve küçük kız kardeşiyle birlikte yaşamaktadır fakat kendisi evin böyle bir hikayesi olduğunu bilmiyor. Yaşadığı yerin civarların da en korkunç yer ormandır ve bu ormanda çok dik ve büyük kayalar, el şeklinde bir heykel gibi dizildiği yerde yıllar boyu çocuklar kaybolur. Bu kayaların kötü ünü tüm kasabada konuşulur ve andırdığı şekili itibariyle buraya Şeytanın Eli denir.
Ruthie'nin annesi bir gün esrarengiz bir şekilde kaybolduğunda Ruthie ve küçük kız kardeşi annelerinin peşine düşerler. Annelerini aramaya evden başlayan çocuklar 1908 de bu evde yaşayan Sara'ya dair bir çok şey bulur ve annelerinin kaybolmasıyla Saranın bir ilgisi var mı ya da tek annelerini arayan onlar mı işte orada susayım.
Bana büyük aydınlama son 100. sayfa da geldi. gerçekten okurken biraz sabır göstermeniz gereken kitaplardan biri ama kitabı bitirdiğimde hemen devamı olup olmadığına baktım çünkü o son ne öyle! Devamı olmak zorunda! Okumazsam ölürüm ama yazmamış yazar. Bazı sonlar vardır kitaplarda bilirsiniz ve bitirdiğiniz de kesinlikle devamı olmalı diye düşünürsünüz, bu da öyle bir kitaptı. Korku okumak isteyen herkese öneriyorum. Kitapta bir geçmişe bir geleceğe gittikçe kafam biraz