Sanırım ben de hepimiz gibi Kurtarma Mesafesi ve Ağızdaki Kuşlar'dan sonra Schweblin'in yeni bir kitabı daha deyip can attım okumak için. Ve yine hayran kaldım bu tarz ve üsluba. Öykülerin her biri başlarken sizi hemen içine alan ve bitirmek için yarışır gibi okutan türden. Bu öykülerin bir çoğunda ev bir imge, aile ilişkileri, eşyaların insan tabiatındaki yeri, kadın gözünden anlatımlar mevcut. Ruhumda derin izler bırakıyor bu öyküler, unutturmuyor kendini. Bu yüzden bayılıyorum Samanta Schweblin'e