Böyle bir başlık karşılar bu kitabı... Bu kitabı okurken gerçekle kurgu arasında bir sandalda duygularım alabora oldu... Ne gerçek ne kurgu kestiremedim. Dünyadan elini eteğini çekmiş bir adam oysa içinde büyyütğü derin aşk denizi. Takıntılı hayatını podimadaki evinde kitaplarla yaşarken bir gazeteci kız gelir ve her şey alt üst olur Şems-i Tebrizi 'nin dediği gibi "Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?" hayatın altımı daha iyi yoksa üstümü bilemeyeceğim tek söyleyeceğim hayatın altıda üstüde bir insanı meczup eder... Okuduktan sonra ister istemez duygularınızı duygu harmanınızı iğneyle eşeliyorsunuz. Parmağınıza batan canınızı acıtan hayatın gerçekleri de bir kıymık gibi kalıyor parmaklarınızda...