okuduğum bir inceleme yazısında Öğrenci Kız kitabının Dazai'nin en melankolik olmayan, hayata tutunma çabasını anlatıyor olduğu kitap diye bahsediliyordu. Baş kız karakterimiz her ergen gibi çelişkiler içinde sürünüyordu ama ergenlikten ayrı düşünceleride vardı bence. Zihninde düşündüğü ama gerçek hayatta asla söylemediği düşünceler yüzünden kendisine bencil olduğunu söylüyor, içinden insanların arkasından konuşuyor diye kendisine etmediği hakaretler kalmıyordu. Kendi yaptığı şeyleri o kadar çok sorguluyor ki! Okurken içimi parçalayan şeylerden biri bu oldu. Bir gün yeşil bir arazide hoplaya zıplaya gezebilme şevkini içinde bulabiliyorken bir gün annesinin parasının olmadığını bilmesine rağmen ondan ayakkabı istediği için kendisini bencillikle suçluyordu. Dazai'yi çok seviyorum çok fazla empati yapmış çok fazla içinde olduğu toplumdaki insanların haraketlerini düşünmüş aslına bakarsanız benim gözümde çok ince biri. En küçük resimleri bile kafasında büyük resim haline getirmesi onu yıpratan şey oldu kendi düşünceme göre.