Meral BağcıDuygulanım
yöneldiğim duyumlar, duygulanımlardır
doğanın kalbinde bir oluşla kendimi doğurduğum
aynı doğuşu betimlediğim, görünür olanın beşiği şiir
bulanıklığın, karaltıların içindeki görünüm
iç içe geçmiş incecik şiir
“ben”e gömülü direniş çisentileri
akışı devam eden süreç, çokluğa açılan buluşma
kendime baktığım pencere şiir,
içerden bakışlarla genişleyen, dağılan
dilselleşen,
kaçamadığım karşılama, içine kaynadığım trajedi
yeryüzü izlerine şebnem serpintisi bir saçılma, şiir ...
YORUMUM;
Bir kaçış biçimidir kitabın içinde kaybolma isteği. Şiirler ise o isteğin vücut bulmuş haliydi. Ve yazar öyle güzel şekillendirmişti ki o vücudu her bir kıvrımı özenle itina ile gerçekleştirmişti.
Bu vücudun dili yoktu ve gözleri bu dünyaya kapalı gibiydi her bir şiirde farklı bir boyutta olan yazara dokunma isteği ile karşılaştım. Her bir cümle farklı hislere gebeydi.
Kitabın içerisinde yer alan eserleri incelemezseniz hissedemezsiniz. Şiir okumak hissetmektir. Hissedemediğiniz şiiri okumuş sayılmazsınız.
Ölü toprağı atılmış bedenlerimiz sorgu ile kalkıyor üzerimizden.
Şiirlerin dili var mıdır bilmem ama kalbi varmış okurken hissettim. Yazar öğrendikçe geliştikçe şiirlerinin dili değişiyordu ve anlamakta zorlanıyordum ama anlamak için zorlayınca bize göstermek istediği detaylara bakarken buluyorum kendimi.