Bitirmek biraz zamanımı aldı diyebilirim. Felsefi düşüncenin baskın olmasından ve eski Türkçe kelimelerinin fazlalığından okuma hızım biraz düştü. Kitaba gelecek olursak
Simeranya'yı bende çok sevdim. Hani okursunuz ve "hah aradığım buymuş meğer" dersiniz ya işte bende okuyunca aynen öyle söyledim.
Samim karakterine gelecek olursam, aslında kendi kendine yeten biri. Verimli bir insan olmasına rağmen etrafındakiler yüzünden kafasını bir türlü toplayamıyor ve hayalini de bu sebeple hayata geçiremiyor. Ama kitabın sonunda görüyoruz ki aslında en fenaların içinde bile bir hayır var. En iyi için bazen en fenayı görmek, yaşamak gerekiyor.
Tekrar Simeranya'ya dönecek olursam, aslında bu hayal bir fıtrat eğitimi, bir fıtrat düzeni.. İnsanin parçalardan değil bir bütünden oluştuğunun resmi. Ruhunu da hayatın içine katma memleketi. Edebiyat yaptım biraz galiba:) Ama Yalnızız'ı okurken basit bir yalnızlık anlatılmadığını bilin. Alın okuyun ve hem kitabın konusuna hayran olun hem de Peyami Safa'nın bilgisine