·95 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Eylül 2022 09:55 İtiraflarım adlı eser bence tolstoy’u tanıtan en güzel eser. Tolstoy oldukça cesur bir şekilde ve kendisi gibi topluma yön veren büyük yazar veya ilim takımının Yapamadığını yapıyor ve tıpkı necip fazil kısakürek gibi Sergüzeşti hayatını allem güllem etmeden her şeyi ile ortaya döküyor. Tolstoy çocukluğundan Yaşlılığına kadar içinde bulunduğu siyasi ya da dini atmosferi, gözlemlerini hissettiklerini, Yaptıklarını ve yapılanlarla yapanların karşılaştırılmasını bu Bu eserde gözler önüne seriyor. Esasında yapmış olduğu şey Tolstoy’un kendisi için hayatın ne olduğu, hayatın anlamının ne olduğu, hakikatin ne olduğu ve ölüm ve ötesi hayatın gerçek sahibinin ne olduğu ya da kim olduğuna yönelik derin bir araştırma ve zihin sürecini ortaya konulmasıdır.
Gayet iyi bir mal varlığı olan ve dünya çapında da üne sahip olan, ülkesinde eğitim sisteminde çığır açmış ve bilge bir kişi olarak kabul edilen Tolstoy’un sahip olduğu bu maddi ve manevi değerlerin aslında bir hiç olduğunu hayatın anlamının bunlardan ibaret olmadığını sahanın şöhretin maddi varlığın Bir yerde son bulacağını ve hakikatin sevginin saygının ve tüm varlıkların sahibinin aslında her şeyin sahibi olduğunu ve hayata hayatın anlamının ne olduğunu bilerek bakmak gerektiğini vurgulamaktadır. Tolstoy inandığı ya da kendisine sunulduğu dinin, kilisenin neler yaptığını neler yapması gerektiğini ve ileri gelenlerin yaptıklarıyla kendi şahıslar arasında uyumsuzluklar bulunduğunu ve kendisi için Ve hakikat için gerçek inanışın ne olması gerektiğini oldukça açık bir şekilde ifade ediyor. Ama aslında kendisinin de kitabın sonuna doğru ifade ettiği üzere sanki notlarının bazılarını özellikle en vurucu olanlar kitaba eklenmemiş gibi geldi bana çünkü Hristiyanlık Protestanlık Katoliklik vs bunlarla ilgili oldukça Ciddi eleştirilerde bulunmuş.
Biraz yazım hatalarım var düzeltemem, özür dilerim