Elyas babasını kaybettikten sonra hayatının anlamını da kaybediyor. Annesi, babasını gömmeye ülkelerine giderken o Almanyada kalmayı istiyor. Babasını son yolculuğuna uğurlamayı istemiyor.. Uzun süre odasında kalıyor sadece. İnsanlardan soyutluyor kendini.. Sonra okula başlıyor. Onu da yarım bırakıyor bir türlü kendini bulamıyor.. Bir gün kendi gibi biriyle karşılaşıyor. Doktor Aylin.. Oda onun gibi göçmen.. Bir çok şeyi paylaşıyorlar birlikte. Aynı şeyleri düşünüyor ve hissediyorlar. Aylin’in de babası var sadece, hasta. Aylin ve Elyas birlikte uzak oldukları memleketlerine yolculuğa çıkıyorlar.. Elyas babasını görmeye, mezarının olduğu yere gidiyor ve buluşuyorlar..
•
Yazarın dili çok çarpıcı. Ama ben hikayeyi biraz zayıf buldum ve bazı yerlerinde sıkıldım. Belki de bu kitabı okumanın zamanı değildi. Bu yüzden siz yine de bir şans verin, keyifli okumalar