Şule Bakü'nün muhafazakar bir mahallesinde saygın bir babanın ve acılarla dolu geçmişe sahip bir annenin tek çocuğu olarak Çocuk Gelişimci bir genç kadındır.
Coğrafya kaderdir derler ya Şule de kaderden nasibini alanlardan.
Sığınma evleri ve yetiştirme yurtlarında kadın ve çocuk psikolojisi üzerine çeşitli yardımlarda bulunmaktadır.
Bir gün yurtta çalışan Çiçek hanım ile minik Güneş hakkında gerceklestirdigi sohbet sırasında içeriye giren Hakan'a duyduğu manevi yakınlık ikiliyi ertesi gün Şehit Mezarlığında karşılaşmaları sonrası derin bir arkadaşlığın içine sürükler..
Ve başlar Şule anlatmaya..
Küçük yaşlardan itibaren en yakın arkadaşı olan Murat ile mahalle baskısı yüzünden yaşadıkları acıları,aile baskısı yüzünden içinden çıkamadıkları kaosları,itibar sahibi babasının tutumunu,Murat'ın annesi tarafından bir türlü kabul görmeyen arkadaşlığı ve söylenen ağza alınmayacak sözler ve iftiraları..
Ve bir tarafı dünyada diger tarafı ahirette devam eden bu hikayeyi.
Şule anlattıkça açılır Hakan dinledikçe şaşırır.
Yıllar sonra hikayenin İstanbul kanadında ise anlatma sırası Hakan'dadır.
Uyuşturucu bağımlısı ve şiddet taraftarı bir babanın ve soğuk bir annenin sevgisiz bırakılan oğlu olarak erken yaşta büyümek zorunda kalan Hakan'ın sırtındaki yükleri atabilmek için Şule'nin yardımına ihtiyacı vardır.
İki yaralı kalp birbirinin hayatında dikiş izi olmayı başardı mi dersiniz?
Buyrun kitabı okumaya..
--
Psikolojik kurgu kategorisine rahatça girebilecek olan kitap aslında bir yandan da birçok coğrafyada kadının yaşadığı eşitsizliği ve çocuk yaşta evebeynlerin sevgisizligi yüzünden çocuklarda çıkan kişilik bozukluklarını da ortaya koymuş.
Genellikle ikili konuşmalar ve anlatımlar tarzında ilerleyen kitap aynı zamanda içinde çok kaliteli betimlemeleri de barındırıyor.
Psikolojik bir çok terimi de ayrıntılı bir şekilde anlatmış.
Yalın bir dil ile okuyucuyu fazla ayrıntıya ve drama bogmayan bogmayan kitap kısa sürede okyucuyu etkisi altına alabilecek türden.
(Yer yer boğazım düğüm düğüm de olmadı değil)