·196 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Ekim 2022 21:09 Oğuz Atay ile tanışmam Korkuyu Beklerken ile oldu. Çünkü Tutunamayanlar' ını okumakla başlamaya çekimser davrandım denebilir. Bu kadar popüler ve onlarca analizi yapılmış bu kitabın bende yarattığı yüksek beklenti ve bir o kadar da bu beklentiyi karşılayamama korkusu beni Tutunamayanlar' ı okumaya geciktirdi. Atay' ın öykülerini biraraya getirdiği Korkuyu Beklerken ile başlayarak dili, üslubu, yarattığı karakterleri ve bu yarattığı karakterlerin iç dünyasını, ruhsal analizlerini şekillendirmesi, nasıl aktardığı hakkında fikir edinmek istedim. Ve umduğumu da elde ettim diyebilirim. Oğuz Atay'ın gerçekten "farklı" bir dili farklı bir dünyası var. Ve biranda kendimi o dünyada bulunca afalladığım zamanlar ve cümleler oldu. Her cümleye neredeyse bir şüpheyle yaklaşır oldum, her cümlesinden acaba burada neyi kastetti ne demek istiyor gibi kafamı yoran anlar oldu ya da ben kendimi fazla yordum bilemiyorum.
Korkuyu Beklerken, Atay'ın biraraya getirdiği öykülerin en uzun olanı ve kitaba ismini de bu hikaye vermiş. Atay'ın yalnızlık, korku, ümitsizlik gibi duygularla bezenmiş karakterleri olduğunu duymuştum tabi, okuyunca her öyküde böyle bir karakterle karşılaşmak duyduklarımı da görünür hale getirdi. Öyle görünüyor ki Atay'ın yarattığı karakterlerde hem Oğuz Atay'ın hem de kendinizin iç dünyasından kesitler yakalayacaksınız.