·480 syf.····Okunma: 01 Mayıs 2022 03:54 Öncelikle biraz konusundan bahsetmek istiyorum. İlk Türk Epik-Fantastik kitap olur kendisi. Kitabı okurken “Kılıcımı getirin ben de savaşa gidiyorum!” Dediğiniz anlar oluyor.
İstanbul’da kendi halinde yaşayan Barlas, bir iş için Mısır’a gider. Kahire sokaklarında dolaştığı bir anda karşısına çıkan küçük bir ordu ile hayatı değişir. Aslında dünya ikiye ayrılmıştır ve Barlas’ın ait olduğu yer kızıl dünyadır. Yaklaşan büyük savaşta iki dünyanın da akıbeti Barlas’a bağlıdır. Kaideler, kehanetler her ne kadar kurtarıcının Faith olduğunu söylese de onun için de bir son yazılmıştır. Faith savaş kazanılsa da kazanılmasa da ölecektir.
Başlarda sadece bir kurtarıcı olarak çıktığı yolda ona yeni duygular eşlik eder; aşk…
Geçelim yorumumaaa :)
Faith çok büyük bir beklenti ile başladığım bir kitaptı ve beklentimi sonuna kadar karşıladı. Gerek karakter gelişi gerekse olaylar çok güzel işlenmişti. Sadece ana karakterler değil yan karakterler de çok güzel işlenmişti. Kurallar, kaideler, kehanetler… Kitap öyle bir yerde bitiyor ki size anlatamam. Arkadaşlar okuyun, okutturun.
Salvator kesinlikle okuduğum en kaliteli fantastik kitaplardan biri. Bu kitapta düşmanımızı daha iyi tanıyor ve geçmişine iniyoruz. Salvator’un geçmişine indikçe onu da anlamaya ve üzülmeye başladım fakat benim bu savaşta tarafım belli. Kral Reyar Dönemi ve Son İmparator Dönemi olmak üzere iki dönem işleniyor. Dönemler arası geçişler çok yumuşak olduğu için okurken hiç zorluk çekmiyorsunuz.
Ak masa, Ak kılıç, Ak at… Barlas’ın Faith olma yolunda attığı her adım. Ve attığı her adımın onu mutlak sona götürmesi. Okurken en çok zevk aldığım şeylerden biri kesinlikle Kehanetlerin yavaş yavaş gerçekleşmesiydi. Bazen durup “Ben kitabın sonunu biliyorum galiba ya!” Diye düşünüyorsunuz. Eğer yazar bize büyük bir fake atmazsa ki doğru düşünüyorsunuz.
.