Gönderi

2. D. S.'nda SS'ler Kont Dracula'nın şatosunda kalırsa neler olur?
6/10
·237 syf.··
Beğendi
·
2022 46. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2022 07:18
“Sıçanlar” başlıklı romanın tanıtım yazısında, “korku” türünün tercihlerim arasında oldukça ender olarak yer aldığını belirtmiştim. Hastalık esnasında kafamı fazla zorlamasın diye okuduğum o kısa- romana, çocukluk arkadaşım tavsiye ettiği için kütüphaneme kattığım “Kan Çanağı” romanı ile devam ettim. Roman, 22 Nisan 1941 günü, emrindeki küçük bir piyade birliği ile Romanya Ploesti yakınlarındaki Dim Geçidi’ne doğru ilerleyen Alman Yüzbaşı Wörmann’ın düşünceleri ile başlar. Kitabın başrolündeki kahramanlarından birisidir. Söz konusu geçit kuzeyden gelebilecek olası bir Kızılordu saldırısına karşı stratejik öneme sahip olduğundan orada bulunan şatoya bir birlik konuşlandırılması gerekmektedir. Söz konusu şatoya ulaştıklarında boş olduğunu, şatonun hemen yanındaki küçük yerleşim yerinde çok az kişi yaşadığını saptarlar. Ayrıca kırk dokuz odadan oluşan şatonun duvarlarına aynı boy ve biçimde, 16.807 adet pirinç ve nikelden oluşan tam olarak benzemese de bir tür haçın yerleştirildiğini görür. Yakındaki bir baba-oğul tarafından her gün temizlenen şatoya onların itirazlarına ve uyarılarına rağmen yerleşirler. Ve ölümler başlar. Bu ölümlerle başa çıkamayınca Bükreş’te ki Alman karargâhından yardım ister ama gelenlerin 1. Dünya Savaşı’ndan tanıdığı bir binbaşının komutasında bir SS birliği olması işleri daha da karıştırır. Onların gelmesi ölümleri durdurmaz ama her iki subayda olayın arkasında doğaüstü bir gücün olduğunu düşünmeye başlarlar. Bu konuda Bükreş’te yaşayan ve Karpatlar tarihi üzerine uzmanlaşmış çok hasta Yahudi bir Profesör ile kızını şatoya getirtince olaylara onlarda dâhil olur. Daha fazla açıklama yapmadan burada bırakıyorum. Olay, hem tarih hem de coğrafya açısından bize yakın olan Romanya’da geçtiği için Kazıklı Voyvoda, Karpatlar, Eflak, Türkler ile ilgili bilgiler senaryoda sık sık yer alıyor. Tüm bu konulara yaklaşımında yazar oldukça tarafsız davranmış. Kötü başkarakter eski Eflak beyi kimliğinde okuyucuya sunulurken, geçmişle ilgili anlatılar, bir kurgu roman olmasına rağmen, o dönemin koşulları içinde ve objektif bir biçimde anlatılmaya çalışılmış. Bir korku-fantezi romanı için mekân içi ve dışı tasvirler gayet güzel, karakterlerin geçmişi ve senaryo içindeki gelişimi ayrıntılı ve tutarlı yazılmış. Uzun süre sonra okuduğum ilk korku romanı olan “Sıçanlar” yazarı James Herbert’e kıyasla bu açılardan bu daha başarılı buldum. Kitabın senaryosu, orijinal basımında iki yıl sonra 1983 yılında, “The Keep” (ülkemizde de “Kan Çanağı” başlığıyla vizyona girmiş.) Jürgen Prochnow, Ian McKellen, Scott Glenn gibi aktörlerin başrollerini paylaştığı bir filme de konu olmuş. Kendini kanıtlamış bir oyuncu kadrosuna sahip olan film, korku-fantezi meraklıları arasında bir kült haline gelmiş. Bunda Alman müzik grubu “Tangerine Dream” tarafından yaratılan müziğin de kesinlikle bir etkisi var. Şahsen, ben özellikle görsel efektleri o dönemin koşulları için bile beğenmedim. Yazar Paul Wilson ise filmi hiç beğenmemiş ve bu tepkisi göstermek için yönetmen Michael Mann’ı lanetlediği kısa bir öykü yazmış. Not: Orijinal başlık olan “the keep” kelimesinin karşılığı bildiğim kadarıyla dilimizde maalesef yok. Orta Çağ kalelerinin, genelde, ortalarına inşa edilen bir nevi “son savunma” amaçlı kule. Senaryoda aslında iki anlamlı kullanılıyor. Hem bu “kule”, hem de İngilizce “muhafaza etmek” anlamlarında. (“Spoiler” vermemek için daha fazla yazmak istemiyorum!) Kitap, 2012 yılında “Ölüm Şatosu” başlığıyla Kalipso Yayınları tarafından yeniden basılmış. Kütüphanemde yok, ancak sayfa sayısının 416’a çıkmasından, yazı formatının büyütüldüğü çıkarımında bulundum. Kelebek Yayınları baskısı ile karşılaştırınca, daha doğru bir karar olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Not 2: Özellikle kutu oyuncuları için ilginç bir not olarak, filmin aynı yıl Mayfair Games tarafından bir oyun olarak uyarlandığı ve satışa çıkarıldığını eklemek isterim.
Roman
Kan ÇanağıPaul Wilson · Kelebek Yayınları · 199735 okunma
·
262 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.