·410 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ekim 2022 18:42 Maura Isles, morga gelen ve ismi belli olmayan bir kadının ceset torbasını açtığında şoka girer. Çünkü ceset o anda gözlerini açar. İlk şaşkınlığın atlatılması sonrası kadının hala yaşadığı anlaşılır ve hemen hastaneye yetiştirilir. Maura morgda uyanan isimsiz kıza bakmak için hastaneye geldiğinde kızın bir güvenlik görevlisini vurduğuna şahit olur. Kaçacak yer yoktur.
Bu hastanede, hamile olan dedektif Jane Rizzoli'de bulunmaktadır. FBI ajanı olan kocası Gabriel Dean'la heyecanla bebeklerinin gelişini beklemektedirler. Olaylar öyle bir gelişir ki Rizzoli bir anda kendisini bir rehine krizinin içinde bulur. Üstelik o rehinelerden biri de o ve karnındaki bebeğidir.
Mia Belarus'ta yaşayan, iyi bir iş ve güzel bir gelecek vaadiyle kandırılıp Meksika sınırından Amerika'ya getirilen genç kızlardan biridir. Daha sınırdan geçmeden insan kaçakçılarının eline düştüklerini anlarlar. Bir cinayetin üzeri kapatılmak için işlenen başka cinayetlere şahit olur. Beyaz sarayla bağlantısı olan biri onun ve arkadaşı Olena'nın ölmesini istemektedir. Yolu en sonunda Rizzoli ile kesişir. Jane Rizzoli belki de bu dünyada ona yardım edebilecek tek kişidir.
Yazarın kalemini anlatmama gerek yok. Çok büyük bir okur kitlesi var. Gerek kurgusu, gerek işlenişi ile heyecan verici çok güzel bir kitap okudum. Başlangıçtan sona çok iyiydi.
* Artık asla mutlu olamayacaksın.
*"Ben bir anneden fazlasıyım. Aynı zamanda kendimim."
*Herkes bir şeyler olmasını bekliyordu. Bu, fırtınadan önceki sessizlikti.