Herkese selam, polisiye/gerilim tutkunu biri olaraktan en sevdiğim ikinci favori kitabım bu oldu diyebilirim. Tess Gerrıtsen ile geç tanıştım ama hızlı bir şekilde tüm kitaplarını okumaya devam ediyorum.Yazarın Siliniş(Rehine) kitabı da rizzoli&İsles serisinin 5. Kitabı ve en sevdiklerimden. Ayrıntılara girmicem arka kapak özetini de geçerek zaman kaybetmeden okumanızı tavsiye ediyorum. Mü-kem-melll..
Bence kurgu ve olay örüntüsü olarak aralarında en başarılı olan Gerritsen eseri. Diğerlerinden daha farklı bir tadı var diyebilirim. Elimden düşüremeden okudum, 10/10.
Siliniş (Rehine )-410 sayfa
Tess Geritsen
Mila ve arkadaşları büyük umutlarla ve kaçak yollarla getirildikleri Amerika'da ummadıkları bir hayatla karşılaşırlar.
Maura, önüne gelen cesedin yaşadığını far eder. Hemen karşıdaki hastaneye kaldırılmasını sağlar. Bir süre sonra Maura'nın gönderdiği kadın hasta, içlerinde doğum için gelmiş olan Rizzoli dahil bazı kişileri rehin alır. Kadının yanına polisleri atlatarak bir erkek daha gelir. Amaçları kimseye zarar vermek olmayan iki kişi ne istemektedir?
Diziyi izleyenler bilir ki, kitap ve dizi burada farklılaşmaya başlıyor. Nasıl bir farklılaşma derseniz? Söyleyemem.
Bu kitap bana göre Rizzoli&Isles kitabından çok Rizzoli'nin eşi Dean'in kitabı olmuştu. Siliniş'le Dean'i tanıma fırsatı bulduk.
Tess Geritsen'ın polisiye yazarların en iyilerinden biri olduğunu tekrar gördük. Siliniş bir cinayet romanı değildi. Aydınlatılması gereken olay bambaşkaydı.
Kitap iyi ayrı yayınevi tarafından farklı isimlerle basılmış. Siliniş'i okuyan Rehine'yi ;Rehine'yi okuyan Siliniş'i okumuş oluyor.
Tıbbi gerilimin atası Tess Gerritsen:) Her romanı sürükleyici, olay örgüleri ve işleyişi harika. Soluksuz okudum. Bu kitaptaki işkence bölümleri ve Milanın yaşadığı acılar üzücüydü. Sadece kitapta Mila ile Olena’nın yollarının nasıl ayrıldığı kısmını göremedim veya ben kaçırmış olabilirim.
Cok cok iyi bir polisiye. Surukleyici, olagan üstü akici , adrenalin dolu sayfalar ...polisiyenin mukemmel örneklerinden... sadece mutlu bi son isterdim tam bi adaletin saglandigi mutlu bi sonla biten bi kitab onun dışındaki hersey şahaneydi
#siliniş
Polisiye sevenler için
Kitabın konusu çok güzeldi her ne kadar kurgu olsada konu dünyanın her yerinde hala yaşanan içler acısı bir zulümü ele almış ve gizemli bir şekilde kitabın sonuna kadar sürdürmüş.
Kitabın sonunda tam herşey tahmin ettiğim gibi oldu derken birden bir şey oluyor ve ağzınız açık kalıyor heyecan ve gerilim her sayfada devam etti bu açıdan hiç sıkılmadım konusunun gerçekliği canımı yaksada bu denli özenle konuyu işlemesi muazaamdi.
||Tess Gerritsen - Siliniş/Rizzoli &Isleas 5||
Rizzoli & Isleas serisinin 5.kitabı Siliniş, benim yazardan okuduğum üçüncü kitap oldu. Serinin en sevdiğim ve nefessiz okuduğumu kitabı aynı zamanda.
Yazar kitaba yine kurgunun bel kemiği olacak bir olayla başlıyor. Bu kez seçtiği olay ise içimi parçaladı.
Maura'nın, morga öldü diye getirilmiş bir cesetin aslında yaşayan bir kadına ait olduğunu bulmasıyla başlıyor olaylar. Kimliği bilinmeyen bu kadına en yakın hastanede müdahale edilmesiyle de asıl olaylara giriliyor.
Bir nokta da kimliği belirsiz bu kadın silahlanıp, tüm dünyaya sesini duyurmak için rehinelerle birlikte hastanenin bir odasında kilitli kalıyor.
İçlerinde doğurmak üzere bulunun Rizzoli'nin de bulunduğu bu rehine olayının arkasından çıkanlar beni mahvetti. Kadın erkek fark etmez insanların bu şekilde köleleştirilmesinden, dünyada gerçekte böyle şeylerin olmasından nefret ettim. En çok da güçlü olanın yaptıklarının hep kapatılmasından iğrendim. İradesi olan insanın, hayvan dediğimiz canlının yapmayacağı şeyleri yapması ve kendini o canlılardan üstün görmesi ne ilginç...
Kitap Jane ağırlıklı ilerledi ki en sevdiğim olması da biraz bundan geliyor. Maura karakteri ne kadar başka bir pencereden bakıldığında kendince haklı da olsa, benim durduğum yerde hep çürük elmayı seçen bir karakter. Üstelik sahne ne zaman ona dönse o içsel dünyası beni sıkıyor, aşırı yavaş geliyor. Jane daha hareketli, daha güçlü ve okurken daha seviyorum. Silinişte bir de Gabriel de bol bol vardı ki kitabın sayfaları nasıl aktı geçti anlamadım. Bence seri Gabriel ve Jane ortaklığı ile devam etsin.
Serinin en soluksuz olduğum kitabı oldu Siliniş. Hem işlenen konu hem de Jane ve Gabriel ikilisi okumayı daha da akıcı hale getirdi. Gabriel Dean, en sevdiğim karaktersin şu anda. Jane ufacık
Her bölümü macera ve gerilim dolu bir romandı. Yazarın daha önce de birkaç kitabını okuyan biri olarak polisiye gerilim konusunda takip edeceğim yazarlar arasına girdi diyebilirim.
#Siliniş, Tess Gerritsen'ın Rizzoli&Isles Serisi'nin beşinci kitabı. Tess Gerritsen kitaplarını sırasıyla okumadığımı daha önce de belirtmiştim. Bu bazen sıkıntı yaratabiliyor ama yazar Tess Gerritsen olunca karma okumanın bir önemi yok diyorum.
•
Tess; Siliniş'te, milyarlarca insan topluluğu içinde kendini koruyamayacak milyarlarca henüz çocuk yaşta bireyin nasıl suistimal edildiğini, bunu yapmaya zorlayan zihniyet ve bu zihniyete karşı koyamayan onca kadının hala günümüzde de örneklerine rastladığımız olayları başımızdan geçmişçesine aktarıp vicdanımızı yoklayarak olayları biz okurlara sunmaya çalışıyor. Gerritsen kendine has üslubu, polisiye ve tıp öğeleriyle bir araya getirerek mükemmel bir eser meydana getirmiş. Diğer eserlerine oranla bu eserinde tıp terimlerine daha az yer verip toplumsal bir sorunun peşine düşüyor. Olaylar yine her zaman ki gibi hiç tahmin etmediğimiz şekilde başlıyor ve ortaya çıkan delil tanık ve şaşırtmacalar akıcı bir dille birleşince keyifli bir okumaya merhaba diyoruz.
•
#Siliniş'i okurken henüz gündemden düşmeyen #aleynaçakır olayına çok fazla benzettim. Kimliği bilinmeyenler, bu tarz iğrenç yönelimleri olan bireylerin korkakça kaçışı ve sürekli yok edilmeye susturulmaya çalışılan tanıklar. Her kitap hayatından, yaşadığın dönemden bir iz mutlaka taşıyordur.
•
Gelelim @dogan_kitap yayın evine olan isyanıma. Kitabı farklı bir isimle okura sunmak bence hiç hoş olmamış. #Rehine adı ile piyasaya sürüp okuyucunun yanılgıya düşmesine sebep olmuştur. #Rehine eseri ile #Siliniş eseri aynı konuyu işleyen sadece isimler farklı bir kitap. SİLİNİŞ @martiyayinlari #Rehine @dogan_kitap 'a aittir. #Rehine eseri kardeşimin hediyesi olması nedeniyle kitablığımın en baş köşesinde yerini alacaktır fakat daha önce yayımlanmış bir eserin ismi değiştirilerek
Tess Gerritsen in dedektif Rizzoli ile olan macerası yine devam ediyor. Bu kitabında yasadışı yollarla kaçırılıp pazarlanan tecavüze uğrayan küçük kızların yaşamına değinmeye çalışmış. Olay örgüsü her zaman ki gibi sıkmadan okunmaya uygun, Rizzoli yine başını derde sokuyor ama nedense yine paçayı kurtarıyor. Dokuz canlı dersek yeridir. Herkese keyifli okumalar.
Cerrah, Günahkar, Diriliş, Siliniş, İkiz Bedenler, Hasat ve daha birçok polisiye-gerilim türündeki kitaplarıyla ülkemizde ve dünya çapında hatrı sayılır bir okuyucu ve hayran kitlesi edinmiş Çin asıllı Amerikalı yazar Tess Gerritsen, 12 Haziran 1953 yılında doğdu.
Küçük yaşlarda polisiye türündeki kitaplara ilgi duymaya başladı. Gerritsen’ın bu ilgisi zamanla kendi polisiye öykülerini yazma isteğine dönüştü. Lakin yazarın ailesi Tess’i yazarlıktan uzak tutmaya çalışıyordu, onlara göre yazarlık uzun vadede iyi gelir getirmiyordu ve Tess tıp okumalıydı. Öyle de oldu ve Tess Gerritsen tıp öğrenimi gördü. Stanford Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden mezun oldu ve daha sonra California Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gitti ve ardından Honolulu’da hekim olarak iş hayatına atıldı.
Ne var ki Tess Gerritsen, hekim kimliğine rağmen yazmaya olan tutkusunu yitirmedi ve romantik gerilim türünde çeşitli öyküler yazdı. Bu öykülerden biriyle bir ödül bile kazandı.
Bunun ardından Tess, ilk romanlarını yazmaya koyuldu. Başlangıçta romantik gerilim türünde eserler veren yazar, yazarlığını mesleğiyle birleştirmeye karar verdi ve tıbbi gerilim türünde kitaplar yazmaya başladı. Yazarın bu türdeki ilk romanı 1995 yılında yayımlanan Hasat adlı romanıydı ve roman kısa zamanda çok satanlar listelerine yerleşerek büyük bir başarı kazandı. İlk Tess Gerritsen eseri Hasat, gerçek bir olaydan esinlenmişti ve romanda Moskova’da gerçekleşen bir kayıp çocuk vakası ele alınıyordu. Roman, New York Times Çok Satanlar Listesi’nin bir parçası olmuştu.
Tess Gerritsen Hasat’ın ardından eleştirmenlerce de övgüyle bahsedilen Rizzoli & Isles Serisi’ni yazdı. Tıbbi gerilim türündeki bu serinin ilk romanı ülkemizde de çok sevilen Cerrah’tı. 2001 yılında yayımlanan Cerrah, Jane Rizzoli adında bir cinayet dedektifinin ve ortağı Thomas Moore’un kurbanlarına işkence ettikten sonra onları katleden bir seri katili yakalama uğraşlarını anlatmaktaydı. Kitabın zekice kurgusu, yazarın tıp bilgisinin getirdiği gerçekçi tıbbi tasvirler, insan psikolojisinin başarılı aktarımı, yazarın son derece akıcı ve heyecan uyandırıcı kalemiyle birleşmesiyle kitabı alanında üst seviyeye taşıyordu.
Cerrah’ın devamı niteliğindeki Çırak romanında Rizzoli’nin ortağı Thomas Moore’un yerini tıp alanında uzman olan Dr. Maura Isle aldı. Kadın baş karakterler Rizzoli ve Isles, güçlü ve etkileyici kişilikleriyle yazarın çift kariyerini de sembolize etmektedir. Dedektif Rizzoli, yazarın polisiyeye olan tutkusunun bir sembolüyken Dr. Isles ise yazarın tıbbi kimliğinin bir imgesidir. Seri, Tess Gerritsen eserleri arasında televizyon dizisine uyarlanan tek eserdir.
Özellikle ülkemizde giderek artan bir hayran kitlesine sahip olan Tess Gerritsen, Stephen King’in memleketi Maine’de yaşamaktadır ve heyecan yaratan eserlerini yazmaya devam etmektedir.