Herkese Merhaba,
Yine polisiye gerilim kitabınız karşınızdayım. Bu sefer gerilim ve bilim kurgu olayları vardı. Okurken neler olacak diye baya heyecanladım.
Kitaba gelirsek özet olarak; Doktor Clarie Elliot'un kocasının ölümü üzerine ve oğlunun kötü arkadaş çevresi üzerine Clarie ile Noah , Baltimore'dan Locust Gölü kenarındaki Tranquility kasabasına taşınırlar. Fakat burada da başlarına birçok dert açılır. Ama olaylar aslında çocukların yavaş yavaş saldırganlaşması ile başlar. Bir öğrencinin vahşileşip okulda dehşet saçar. Cocuğun yaptıklarını incelemek isteyen Doktor Clarie önüne bir sürü engel çıkar. Sonra kasabada yaşanlar ve yıllar önce olan şeyler ortaya çıkmasın diye herkes susar. Ama cocukların cıldırması ve kendi yakınları öldürmeleri ile olaylar başlar. Şimdik polisiye ve bilim kurgu baya iyidi sevdim. Ama olaylar aşırı kopuktu, bir yerden bir yere geçıyordu. Bir an Clarie okurken bir anda başka bır karaktere gecıyordu. Mesela cocukların cildırdiğını ve olayı anlatan bir sahne yok üstü kapalı geçmiş hep büyük eksiklik bu.
Bu sefer aşk olayı yoktu. Evet Claire ve şerif Lincoln ile bır şeyler oldu ama aşırı vasattı. Hele Şerif yaptığı o büyük hata affedilcek gibi değildi. Ben şef ile claire oğlunun noah ile guzel ilişkiler içerisinde bir sahne beklerken, tam tersi sahneler okudum ve beğenmedim. Bir çok okuyucu Noah sevmemiş ama ben sevdim karakteri , normal bır cocuk babası kaybetmıi bu kadar ergence olabılır yani, hiçte sevimsz gelmedi. Claire sevdim aşırı güçlü bir karakterdi. Lincoln ise sevmedim , zaten sacma sapan bir ilişki koymuş, kadının ihtiyacı oldugunda yoktu, şeflik desen oda yoktu, begenmedim yani...
Tavsiye ediyorum :D
Tess Gerritsen'in kitaplarını her zaman çok severek ve soluksuz bir şekilde okumuşumdur.
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Yazarı ilkin 'Ateşin Şarkısı' kitabıyla tanıdım ve aşırı etkisinde kaldım üslubu anlatış tarzı gözle görünür derece mükemmel akıcı olmasıyla beraber okurda merak unsuru hep ön planda. Polisiye, cinayet kitaplarına müthiş derecede ilgim var bu açıdan Tess Gerritsen favori yazarlarımdandır. Fark etmeksizin her türlü kitabını tavsiye ediyorum.
Kitabın konusu Dr. Claire Elliot kocasını iki sene önce kaybeder ve oğluyla yaşamını sürdürmeye çalışır. Eşinin ölümü kendisi ve oğlu Noah için oldukça zordur. Oğlunun arkadaş çevresinden ötürü Baltimore’den Maine’nin göl kıyısındaki taşra kasabası olan Tranquility’te taşınır. Bu kasabada ilginç olaylar yaşanır. Dr.Elliot oğlunu yaşanan olaylardan oğlunu uzak tutmaya çalışır elinden geldiğince... Kitap oldukça sürükleyici gerilim ve cinayet daha çok ön planda. Her şeyiyle mükemmel bir kitap. Şiddetle tavsiye ediyorum...
Tess Gerritsen
Dr.Clare,oğlu Noah'ı tüm kötülüklerden korumak adına taşındığı Locust gölü etrafında vuku bulan olaylar zincirinde, aslında hiç bir yerin güvenli olmadığını kanıtlıyordu...
Kitap bu kurgu üstüne kurulmuş.Tıp ile gerilimi bir araya getiren usta kalemin elinden son sayfasına kadar merak ile okuyacağınız bir romana dönüşmüş...
Tess Gerritsen’den yine muhteşem bir gerilim kitabı daha.Kurgusu,anlatımı,sadeliği, sürükleyiciliği,heyecanı kısaca usta bir kalemden çıktığı her halinden beli olan bir tıbbi gerilim kitabı.Kısaca konusuna değinecek olursam; bir doktorun şehirde yaşanan kötülüklere karşı oğlunu korumak için güvenli bir yer olduğunu düşündüğü içerisinde bir göl de olan bir kasabaya yerleşmesi sonucu gelişen olaylar anlatılıyor.Bakalım Noah bu kasabada yeterince güvende mi? Yoksa hiçbir yer güvenli değil mi? Gerilimin had safhaya ulaştığı, soluksuz okuyacağınız harika bir kitap daha.
En sevdiğim polisiye yazar olan Tess Gerritsen'in yazdığı Rizzolli & İsles serisinden olmayan bu kitapta konu Dr. Claire Elliot Tranquility kasabasında yaşanan gizemlerden şüphelenmesiyle başlıyor. Hastalarında olağan dışı bir şekilde saldırganlık göstermesi ve yapılan testlerde hiçbir şey çıkmaması Claire'i delirtse de işin peşini bırakmıyor ve peşine düşüyor.
Abd'nin en çok suç işlenen Baltimore'da kocasının ölümüyle başa çıkamadığı için ergen oğlu Noah ile birlikte geldiği Tranquility'de gençler arasında her 50 yılda bir, doğal ve hatta doğaüstü faktörlerin neden olduğu vahşi şiddet salgınları meydana geliyor. Huzur bulmak için gelen Claire, ne yazık ki umduğu şeyle karşılaşmaz. 50 yılda bir tekrarlanan bir facianın ortasında kalır. İnsanlara bu konunun ciddiliğini anlatmaya çalışır fakat kimse onu dinlemez.
Birçok kitabında aşkı da barından Tess Gerritsen bu kitabında da aşk barındırır ve kitap hiç kimsenin tahmin etmeyeceği şekilde biter.
Sürükleyici bir kitap arayanlar neden Tess Gerritsen gibi bir kadına çok az şans veriyor, anlamış değilim. Geçenlerde çok değerli ve gerçekten de kitap okuyan bir kardeşimle konuşurken fark ettim ki tanımıyordu bile. Bu ayıp değil tabii ki kötülemek için söylemiyorum. Aslında durum şu ki sürükleyici bir kitaba ihtiyacı vardı ve ‘Klasik Eserler’ dışında bir kitap okumak istiyordu. Çok fazla ara vermişti ve yeniden ona bağlayacak bir esere ihtiyacı vardı. Tess Gerritsen dediğimde şaşırdı ve kısaca bu da böyle bir anımdır.
Dr. Clarie Elliot’un eşinin vefatı sonrasında şehirden taşınıp bir kasabaya yerleşmesi, oğluyla yaşadığı sorunların tabiri caizse bir ‘Zirve’ yapmasının ardından yaşananlar ve sonuç oldukça değerliydi.
Diğer yandan kitaba adını veren bir ‘GÖL’ ve bu gölün içindeki tehlikeli solucanlar. Aslında biraz hayal romanına kaçmış ancak sonradan farklı bir mantıkla bağlanmıştı. Solucanların insanlara kısa süreli de olsa agresif durumlar yaşattığını ve bunun teknolojisinin askeri personelde denenerek daha başarılı ve acımasız insanlar oluşturacağına dair düşünceye bağlanması ilginçti.
Tabii bir de bu Solucanları yetiştiren, para kazanmaya çalışan bir şirket var arada. Doktora düzenlenen komplolar, aşk zaten Gerritsen romanlarının olmazsa olmazı. Bir Zombi ile bir İnsanı aynı masada oturtup şarap eşliğinde şarkı bile söyletecek kadındır zaten kendisi.
Kitabın kişiyi sıkmaması, ilgi çekiciliği, akıcılığı ne bileyim hani okuru etkileyecek tüm detaylar yerli yerindeydi ancak... Ancak bu sanki yeterli değil gibiydi. Tıbbı gerilimden daha çok biraz Stephan King kitaplarını andıran ‘Gizem’ konusuna kaçmış ve hastane koridorlarına pek uğramayan satırlar vardı. Finali ise bende biraz hayal kırıklığı yaşattı diyebilirim. Finalin kötü olmasından değil, çok çabuk
Kan GölüTess Gerritsen · Martı · 20065,6bin okunma
Tess Gerritsen ‘ ın okuduğum ilk kitabıydı . BAYILMIŞTIM!!! Çok güzel ve gizemli gelmişti hala öyle geliyor. Okumalısınız beğeneceğinize eminim Bu arasa yazarın dizisi de var Rizzoli and Isles diye o da kitapları kadar çok güzel tavsiyemdir . Polisiye ve gerilim sevenlere
Kan GölüTess Gerritsen · Martı · 20065,6bin okunma
Sanki biraz aceleye gelmiş bir kitap olmuş. Tess'in usta kalemini hissedemedim. Sorunun nedeni o mu bu mu derken sonu da aceleye getirilmiş. Yine de hedefim Tess'in tüm kitaplarını okumak.
Kan GölüTess Gerritsen · Martı · 20065,6bin okunma
Babasının ölümünden sonra zor zamanlar geçiren ve kötü bir arkadaş çevresi edinen Noah Elliot ı içine düştüğü durumdan kurtarmak isteyen annesi Dr. Claire Elliot oğlunu yanına alıp geçmişini arkasında bırakarak Locust Gölü kenarındaki Tranquility kasabasına yerleşir.Başlarda her şey yolundaymış gibi görünen kasabada gençler sanki salgın hastalık varmış gibi delirmeye, ailelerini öldürmeye hatta kendilerini canlı canlı parçalamaya başlar. Her şey 50-100 yıl önceden kalan her yerinde balta izleri olan çocuk kemikleri bulunduğunda başlamıştır.
Dr. Claire çocukların saldırganlıklarının isteyerek olmadığını, bunun tıbbi bir nedeni olduğunu düşünür ve kasabanın bu gizemini aydınlatmaya karar verir. Bunu yapmazsa sıranın kendi oğluna da geleceğinin farkındadır.
Romanın atmosferi, kasabanın adıyla uyumlu bir şekilde sakin ve huzurlu başlayıp, sonlara doğru gergin ve korkutucu bir hal alıyor. Romanın sonu, beklenmedik bir şekilde bitiyor ve okuyucuyu şaşırtıyor. Dekor olarak Stephen King'in arka bahçesini kullanan Crichton tarzı tıbbi bir gerilim romanı.. Kan Gölü, gerilim ve bilimin mükemmel bir karışımı.
Kitapla kalın:))
Oldu bittiye geldi okumam. Çok hızlı ilerledim ve okurken çok heyecanlandım. Karakterin doktor olması ve hastalarının onu sürekli eski doktorlarıyla kıyaslaması, herkesin problemi olan yeni bir yere taşındığında insanların onu yadırgaması, babasını kaybetmiş ergen oğlu ile başa çıkması ve hepsi yetmezmiş gibi cinayetle suçlanması. Karakter içimizden biri yine. Gayet samimi ayrıca da herkesin anlayacağı şekilde anlatımı var. Okumaya değer okuyun derim.
Cerrah, Günahkar, Diriliş, Siliniş, İkiz Bedenler, Hasat ve daha birçok polisiye-gerilim türündeki kitaplarıyla ülkemizde ve dünya çapında hatrı sayılır bir okuyucu ve hayran kitlesi edinmiş Çin asıllı Amerikalı yazar Tess Gerritsen, 12 Haziran 1953 yılında doğdu.
Küçük yaşlarda polisiye türündeki kitaplara ilgi duymaya başladı. Gerritsen’ın bu ilgisi zamanla kendi polisiye öykülerini yazma isteğine dönüştü. Lakin yazarın ailesi Tess’i yazarlıktan uzak tutmaya çalışıyordu, onlara göre yazarlık uzun vadede iyi gelir getirmiyordu ve Tess tıp okumalıydı. Öyle de oldu ve Tess Gerritsen tıp öğrenimi gördü. Stanford Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden mezun oldu ve daha sonra California Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gitti ve ardından Honolulu’da hekim olarak iş hayatına atıldı.
Ne var ki Tess Gerritsen, hekim kimliğine rağmen yazmaya olan tutkusunu yitirmedi ve romantik gerilim türünde çeşitli öyküler yazdı. Bu öykülerden biriyle bir ödül bile kazandı.
Bunun ardından Tess, ilk romanlarını yazmaya koyuldu. Başlangıçta romantik gerilim türünde eserler veren yazar, yazarlığını mesleğiyle birleştirmeye karar verdi ve tıbbi gerilim türünde kitaplar yazmaya başladı. Yazarın bu türdeki ilk romanı 1995 yılında yayımlanan Hasat adlı romanıydı ve roman kısa zamanda çok satanlar listelerine yerleşerek büyük bir başarı kazandı. İlk Tess Gerritsen eseri Hasat, gerçek bir olaydan esinlenmişti ve romanda Moskova’da gerçekleşen bir kayıp çocuk vakası ele alınıyordu. Roman, New York Times Çok Satanlar Listesi’nin bir parçası olmuştu.
Tess Gerritsen Hasat’ın ardından eleştirmenlerce de övgüyle bahsedilen Rizzoli & Isles Serisi’ni yazdı. Tıbbi gerilim türündeki bu serinin ilk romanı ülkemizde de çok sevilen Cerrah’tı. 2001 yılında yayımlanan Cerrah, Jane Rizzoli adında bir cinayet dedektifinin ve ortağı Thomas Moore’un kurbanlarına işkence ettikten sonra onları katleden bir seri katili yakalama uğraşlarını anlatmaktaydı. Kitabın zekice kurgusu, yazarın tıp bilgisinin getirdiği gerçekçi tıbbi tasvirler, insan psikolojisinin başarılı aktarımı, yazarın son derece akıcı ve heyecan uyandırıcı kalemiyle birleşmesiyle kitabı alanında üst seviyeye taşıyordu.
Cerrah’ın devamı niteliğindeki Çırak romanında Rizzoli’nin ortağı Thomas Moore’un yerini tıp alanında uzman olan Dr. Maura Isle aldı. Kadın baş karakterler Rizzoli ve Isles, güçlü ve etkileyici kişilikleriyle yazarın çift kariyerini de sembolize etmektedir. Dedektif Rizzoli, yazarın polisiyeye olan tutkusunun bir sembolüyken Dr. Isles ise yazarın tıbbi kimliğinin bir imgesidir. Seri, Tess Gerritsen eserleri arasında televizyon dizisine uyarlanan tek eserdir.
Özellikle ülkemizde giderek artan bir hayran kitlesine sahip olan Tess Gerritsen, Stephen King’in memleketi Maine’de yaşamaktadır ve heyecan yaratan eserlerini yazmaya devam etmektedir.