Çin asıllı Amerikalı Dr Tess Gerritsen'in mesleki kariyerindeki bilgi birikimini kurguların detaylarında ustaca kullanması, teknik dil açısından kitaplarına nitelik kazandırması su götürmez bir gerçektir.
Kan Gölü'ndeki ana karakter Doktor Clarie Elliot'un kocasının ölmüştür. Bu durumdan etkilenip arkadaş çevresini kötü seçimler yaparak olumsuzluklar çemberine sıkışan oğlunu çekip almak, geleceğini olumlu yönde çizmek için
Tranquility kasabasına taşınır.
Evdeki hesap çarşıya uymadı! Oğlu beladan uzak dursa da her nedense hem kendi hem de oğlu her geçen gün kasabada belanın başrol oyuncuları olurlar.
Geçmişten gelen bir lanet mi yoksa,
Locust Gölüyle bir şekilde ilişiği olup orada ne olduğu belirsiz bir virüsü yüzünden midir, kasaba çocuklarının saldırganlaşması hatta dozu arttırıp cinayete varan saldırganlarını, kendini araştırmaya atfeden Dr Elliot'un teorilerini destekleyen tek kişi
Şerif Lincoln'dur ve aralarında duygusal yakınlaşma da kaçınılmaz olur. Ancak şerifin araları iyi olmayan alkolik karısı araba kazasında öldüğünde, olayın baş şüphelisi Noah, yani Doktor Clarie Elliot'un oğlu olunca her şey bir anda yerle yeksan olur.
Olaylar örgüsünde, bir olaydan diğer olaya geçişlerde kopma olmasa da bazı detaylar fazla uzatılmıştı. Buna rağmen Tess, heyecan ve öğrenme merakını sonuna kadar başarılı bir anlatımla devam ettirmeyi başarmış.
Kriminal laboratuvara merakı olan okurlar, Dr Elliot'un soluksuz bırakan araştırmalarında çok fazla bilgi kazanabilicekleri keyifli bir okuma olacağı kesin.
Tess’in kitaplarını her bitirdiğimde daha ne kadar iyi olabilirdi diyorum ve her seferinde daha iyisini yapıyor. Çok ilginç ve farklı bir kurgu gerçekten. Kitabın son 150 sayfasını elimden bırakmadan okudum. Sonlara doğru her sayfayı ayrı bir heyecanla çevirdim. İşleri kimin çevirdiğini öğrenince de ayrı bir şaşırdım, hiç beklemiyordum. Çok güzeldi, bu kadına bayılıyorum!
KAN GÖLÜ / TESS GERRİTSEN
Dr. Claire Elliot kocasını iki sene önce kaybetmiş ve oğluyla başbaşa kalmıştır.Oğlu Noah 14 yaşında ve babasının ölümüyle başa çıkmakta zorlanır.Bu yüzden de başını sürekli belaya sokar.Claire ise oğlunu bu belalardan ve arkadaş çevresinden kurtarmak için çözümü kontrolü ele almakta bulur.Bu şekilde Baltimore’den Maine’nin göl kıyısındaki taşra kasabası olan Tranquility’te taşınır.Burada bir muayene açıp hem işini yapıp hemde oğlunun geleceğini kurtarmaktır niyeti.Ancak kasabada ergenlerin arka arkaya şiddet olaylarına karışması ve oğlunun okulundaki bir silahlı saldırı her şeyi değiştirir.
Claire bu çocukların durduk yere saldırganlaştığına inanmak istemez özellikle olaylara karışan bu çocukların daha önce hiç bir şiddet meyili göstermemiş olması iyice şüphelerini tetikler.Böylece bu olaylara tıbbi bir açıklama geçirmek için kolları sıvar.Ama önüne sürekli engeller çıkar.Daha derine indikçe korkunç sırları da keşfetmeye başlar.Bundan elli yıl önce yine aynı mevsimde yine ergenlerin karıştığı cinayetler yaşanmıştır.Genç çocukları öfke nöbetine itip vahşice ailelerini ve arkadaşlarını katletmeye iten bu saldırganlığın kaynağını bulmak Claire için ölümcül bir amaca dönüşmüştür.Zira kendi oğlu Noah’ta her an tehlike altındadır.Sıra oğluna gelmeden önce bu gizemi çözmelidir.Aksi halde hayat onun içinde geri dönüşü olmayacak bir yola girmek üzeredir.
•••
Kitabı yine çok sevdim.Olayların birbirine bağlandığı noktalara bayıldım.Olaylar daha çok gerilim ve araştırmaya yönelik olsa da polisiye kısmı da yok değildi.Kitabın yarısına kadar devamlı bir okuma sağlayamamış olmama rağmen kalan yarısını bir çırpıda okudum.Sadece final kısmı biraz hızlı işlenmiş gibi geldi.Polislerin olay yerini nasıl bulduğunu oraya nasıl gittikleri gibi detayları okumayı
Bu yazarın daha önce Kayıp Kızlar ve Ucubeler kitaplarını okumuştum. Kayıp kızlar bir rezalet, Ucubeler ise konusu güzel olmasına rağmen çok kısaydı. Ama yine de bu kadına bir kez daha şans vermem gerektiğinden emindim. Bu kitabı okuduğum için de kesinlikle pişman değilim hatta Tess Gerritsen okumaya devam etmeyi bile düşünüyorum.
Claire, oğlu Noah'la eski hayatlarından kaçmak için yeni, küçük bir kasabaya taşınan bir doktordur. Claire yeni hayatına ayak uydurmaya çalışırken kasabanın gençleri olaylar çıkarmaya başlarlar. Bu olaylar öyle çocuksu kavgalar değildir sevgili okur arkadaşlarım, aniden ailesini katleden çocuklardan söz ediyoruz.
Claire çocukların saldırganlıklarının isteyerek olmadığını, bunun tıbbi bir nedeni olduğunu düşünür ve kasabanın bu gizemini aydınlatmaya karar verir.
İlk olarak herkesin kaldırabileceği bir kitap değil. Tess Gerritsen tıp diplomasisine sahip bir yazar ve kitapları da bunu hatırlatmak için haykırıyor gerçekten. Mesela Kayıp Kızlar da bildiğiniz otopsi sahnesi anlatılıyor. Bu kitapta da tıbbi unsurlar gerçekten çok fazlaydı. Rahatsız olabilirsiniz. Ayrıca silahla, bıçakla, baltayla, hatta tornavidayla işlenen cinayetler var. Ben kaldırdım şahsen ama herkes kaldıramaz.
Kitaptaki bazı detaylar çok güzeldi. Noah büyüdükçe, ergenlik çağına girdiğinde Claire ile olan ilişkisinin zayıflaması mesela, bir yetişkinin en büyük kabusu herhalde bu. Çocukların anne babalarından gördükleri şeyleri doğru kabul etmeleri vs. çok güzel mesajlar vardı bence.
Kitabın sevmediğim yanlarına gelirsek, son sayfalar her şeyin sorumlusu kişi de eh yani. Tepkim sadece "Eh," oldu. Daha iyi bir ters köşe bekliyordum. Lincoln ve Claire ilişkisi hiç olmamış ya. Çok gereksizdi. Düz polisiye okumak istiyorum onda bile aşk var, yeter. Bütün bunların dışında gayet
Tess Gerritsen tarzını sevsem de açıkçası bu romandan çok keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Farklı kollardan ilerleyen hikayesi, bağ kuramadığımız karakterleri ve hikayenin bir türlü derli toplu bir hal alamaması beni fazlasıyla kitaptan kopardı. Bunların yanı sıra oluşturulan gizemin bir türlü ilgi çekici bir çözüm süreciyle harmanlanamaması da kitabın kötü yanlarından biri.
Kan GölüTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20185,6bin okunma
Geçen yıl gerilim tavsiyesi istediğimde de söylenmişti Gerritsen, Grange okuduğum dönemlerde de gördüğüm halde nedense hiç edinmemişim. E kitap olarak başladım ama haftalara yayıldı 3-5 sayfa okuya okuya bitirdim demek ki çok da sürükleyici değilmiş :) Bu tarzda okumalar yapanların sevdiği bir isim o yüzden tek kitabıyla genel bir yorum yapamam çerezlik, vakit geçirmek için okunabilir aman aman değil, gerilim ve sürükleyicilik de beklentimin altında ama çok kötü de diyemem. Sadece bittiği için çok mutluyum çünkü bayağıdır elimde sürünüyordu. Yazar doktormuş o yüzden tıbbi terimler çok fazla, kurguda bu olayı pek sevmiyorum bir de olay fazla uzatılmış gibi geldi, edebi beklentim zaten yoktu oturup bir film izlemek gibiydi benim için. Ya yok mu şöyle esaslı bir şeyler Shirley Jackson’ın Tepedeki Ev’i tadında azıcık korkutsun karakterlerin psikolojisini de güzel yansıtsın. Aklıma On Küçük Zenci geldi bak şimdi, o da çok iyiydi.
Roman, bana göre okuyucuyu baştan sona merak içinde bırakan bir kurguya sahip. Karakterleri, olayları ve mekanları detaylı bir şekilde tanımlıyor. Romanın atmosferi, kasabanın adıyla uyumlu bir şekilde sakin ve huzurlu başlayıp, sonlara doğru gergin ve korkutucu bir hal alıyor. Romanın sonu, beklenmedik bir şekilde bitiyor ve okuyucuyu şaşırtıyor. Roman, tıbbi gerilim türünün örneklerinden biri olarak kabul edilebilir. Yazar, tıbbi terimleri ve bilgileri anlaşılır bir şekilde aktarıyor. Roman, hem tıp hem de gerilim severler için ideal bir seçim. Kan Gölü , Tess Gerritsen 'in başarılı bir yazar olduğunu kanıtlayan bir eser.
Polisiye ve gerilim türleri kitap okuma alışkanlığı edinmeme vesile olan ve okurken en keyif aldığım tür diyebilirim. Tess Gerritsen'ın tarzı da tam olarak bana hitap ediyor. Tıbbi olayların kurguya dahil edilmesi bazı okurları sıkabilir ancak durum benim için tam tersi, tam olarak istediğimin bu olduğunu söyleyebilirim. Oğluyla birlikte bir kasabaya yerleşen Dr. Elliot'un gençler arasında yayılan şiddet olaylarına tıbbi bir açıklama bulma sürecini okuyoruz bu kitapta. Konu kulağa basit gibi geliyor ancak derinlemesine işlenmiş, tahmin yürütmekte zorlanacağınız güzel bir gerilim romanı. Yazarın diğer eserleri de hızla okunacak elbette.
Kan GölüTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20185,6bin okunma
Tess Gerritsen bağımlısı olacağım bu gidişle. Müthiş bir kurgu, gizem ve polisiye bir aradayken dozunda tıbbi gerilim de olunca müthiş bir eser çıkmış ortaya. Tavsiye ederim okuyun mutlaka. Kısaca konusundan bahsedeyim; Dr. Claire Elliot, oğlu Noah'ın başını derde sokmasıyla Baltimore gibi kalabalık bir şehirden Locust Gölü yanındaki Tranquility kasabasına gelir. Amacı daha sakin bir ortam ile oğlunu büyütmek ve kontrol altında tutmaktır. Ancak 8 ay geçtiği halde ne kasabalı Claire'i kabullenir ne de oğlu beladan uzak durabilir. Çok geçmez kasabada ilginç olaylar olmaya başlar ve Claire bu olaylara tıbben bir sonuç ararken bulur kendini.
Tess Gerritsen'i beğendim. Bir annenin oğlu için yapabilecekleri ve her zamanki gibi para uğruna insanın zalimliği ön plana çıkıyor. Ayrıca araştırmanın önemi de anlaşılıyor.
Kan GölüTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20185,6bin okunma
Cerrah, Günahkar, Diriliş, Siliniş, İkiz Bedenler, Hasat ve daha birçok polisiye-gerilim türündeki kitaplarıyla ülkemizde ve dünya çapında hatrı sayılır bir okuyucu ve hayran kitlesi edinmiş Çin asıllı Amerikalı yazar Tess Gerritsen, 12 Haziran 1953 yılında doğdu.
Küçük yaşlarda polisiye türündeki kitaplara ilgi duymaya başladı. Gerritsen’ın bu ilgisi zamanla kendi polisiye öykülerini yazma isteğine dönüştü. Lakin yazarın ailesi Tess’i yazarlıktan uzak tutmaya çalışıyordu, onlara göre yazarlık uzun vadede iyi gelir getirmiyordu ve Tess tıp okumalıydı. Öyle de oldu ve Tess Gerritsen tıp öğrenimi gördü. Stanford Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden mezun oldu ve daha sonra California Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gitti ve ardından Honolulu’da hekim olarak iş hayatına atıldı.
Ne var ki Tess Gerritsen, hekim kimliğine rağmen yazmaya olan tutkusunu yitirmedi ve romantik gerilim türünde çeşitli öyküler yazdı. Bu öykülerden biriyle bir ödül bile kazandı.
Bunun ardından Tess, ilk romanlarını yazmaya koyuldu. Başlangıçta romantik gerilim türünde eserler veren yazar, yazarlığını mesleğiyle birleştirmeye karar verdi ve tıbbi gerilim türünde kitaplar yazmaya başladı. Yazarın bu türdeki ilk romanı 1995 yılında yayımlanan Hasat adlı romanıydı ve roman kısa zamanda çok satanlar listelerine yerleşerek büyük bir başarı kazandı. İlk Tess Gerritsen eseri Hasat, gerçek bir olaydan esinlenmişti ve romanda Moskova’da gerçekleşen bir kayıp çocuk vakası ele alınıyordu. Roman, New York Times Çok Satanlar Listesi’nin bir parçası olmuştu.
Tess Gerritsen Hasat’ın ardından eleştirmenlerce de övgüyle bahsedilen Rizzoli & Isles Serisi’ni yazdı. Tıbbi gerilim türündeki bu serinin ilk romanı ülkemizde de çok sevilen Cerrah’tı. 2001 yılında yayımlanan Cerrah, Jane Rizzoli adında bir cinayet dedektifinin ve ortağı Thomas Moore’un kurbanlarına işkence ettikten sonra onları katleden bir seri katili yakalama uğraşlarını anlatmaktaydı. Kitabın zekice kurgusu, yazarın tıp bilgisinin getirdiği gerçekçi tıbbi tasvirler, insan psikolojisinin başarılı aktarımı, yazarın son derece akıcı ve heyecan uyandırıcı kalemiyle birleşmesiyle kitabı alanında üst seviyeye taşıyordu.
Cerrah’ın devamı niteliğindeki Çırak romanında Rizzoli’nin ortağı Thomas Moore’un yerini tıp alanında uzman olan Dr. Maura Isle aldı. Kadın baş karakterler Rizzoli ve Isles, güçlü ve etkileyici kişilikleriyle yazarın çift kariyerini de sembolize etmektedir. Dedektif Rizzoli, yazarın polisiyeye olan tutkusunun bir sembolüyken Dr. Isles ise yazarın tıbbi kimliğinin bir imgesidir. Seri, Tess Gerritsen eserleri arasında televizyon dizisine uyarlanan tek eserdir.
Özellikle ülkemizde giderek artan bir hayran kitlesine sahip olan Tess Gerritsen, Stephen King’in memleketi Maine’de yaşamaktadır ve heyecan yaratan eserlerini yazmaya devam etmektedir.